tr  en  fr  ru  ar

Yazarlar

.
Özgün

Zorunlulukla İlişkilendirilen Mümkün Varlık Tasavvurunun İslâm Felsefesindeki Konumu ve Müteahhîr Dönem Kelâmına Yansımaları

Özet:

İslâm düşüncesinde varlık imkânla ilişkisi bakımından üç biçimde değerlendirilmiştir. İlki, zâtında imkân bulundurmayan varlık olup bu, Tanrı'dır. İkincisi, zâtında imkânı bilkuvve olan ve zorunlu olmayan varlıktır. Bu varlık var olmak zorunda değildir. Var olmaya da yok olmaya da eşit mesafededir. Bu iki yaklaşım hem İslâm felsefesi hem de kelâmda ittifakla kabul edilmiştir. Üçüncü yaklaşımda ise imkân, varlıktan önce olmayıp, aksine zâtta imkânı bilfiil varlığıyla birlikte bulunur ve başkasıyla zorunlu şeklinde ifade edilir. İslâm filozofları ay üstü âlem, akıllar ve diğer ezeli yaratıkları bu şekilde başkasıyla zorunlu kategorisinde değerlendirir. Bilfiil var olan varlığı bir şekilde zorunlulukla ilişkilendiren filozoflar karşısında kelâmcılar ise imkân vasfının zorunluluk ile bir arada kullanılmaması gerektiğini ileri sürerler. Bu çalışmada İslâm felsefesi ve kelâmda zorunluluğun mümkün varlıkla ilişkilendirilmesi bakımından ortaya çıkan farklı yorum ve anlayışların bu disiplinlerin varlık tasnifi, âlem tasavvuru, âlemin yaratılması ve ezelîliği, Tanrı-âlem ilişkisi gibi konularında ne gibi yansımaları olduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu amaçla öncelikle imkân kavramının arka planı genel hatlarıyla açıklandıktan sonra İslâm filozoflarının ortaya koyduğu biçimde zorunlulukla ilişkilendirilen mümkün varlık tasavvuru incelenmiştir. Daha sonra müteahhir dönem kelâmcıların bu tasavvura yönelik itirazları ilk olarak varlık tasnifi ikinci olarak ise metafizik sonuçları açısından iki başlık altında ele alınmıştır.

Anahtar Kelimeler: Kelâm, Felsefe, Mümkün, Başkasıyla Zorunlu, Tanrı

Tercüme

Hikmet-İ İlahiyye ve Kelam

Özet:

Bu makalede Hikmet-i İlahi okulunun takipçileri veya el-Hikmet el-İlahi [özellikle genel prensipler el-umurel-ʽâmme ile ilgili kısmı] ve Kelam arasındaki ilişki incelendi. Hikmet-i İlahi ve Kelam arasındaki mücadele ve karşılıklı etkileşim tarihinde dört önemli dönem tespit edildi. İlki başlangıcından 3./9. yüzyıla kadarki dönemdir. Bu dönemde Kelam ve Felsefe arasında yakın işbirliği mevcuttu. İkinci dönem 3./9. yüzyıldan 5./11. yüzyıla kadarki dönemdir. Bu dönem yoğun bir muhalefet dönemiydi. Cüveyni ve Gazali’den Fahreddin Razi’ye kadar olan üçüncü dönemde ise filozof ve kelamcı birbirinden zor ayırt edilir oldu. 7./13. yüzyıldan bu yana Hikmet-i İlahi ekolü gelişimini tamamladı ve 3. dönemde oluşan eğilimlere dayalı yeni bir ilişki tarzı ortaya çıktı. Hikmet-i İlahi’nin takipçileri Kelam’ın yöntemini mantığa aykırı bulmakla birlikte ele aldığı problemlerin büyük bir öneme sahip olduğunu düşündüler. Onlar Kur’an ve Sünnete Kelamın takipçileri gibi saygı duymalarına ve doktrinlerinin kaynağını Kur’an ve Sünnet’ten almalarına rağmen, Kelamın metotlarının dinin daha önemli sorularını çözmede ve metafiziksel düzlemde yeterli ya da meşru olduğunu reddettiler. Kelamın kendine özgü işlevinin yerine geçmek adına ona yapılan muhalefetteki değişim en azından Hikmeti İlahi’nin geliştiği İran’ın kültürel atmosferinde bulunan Molla Sadra ve Sühreverdî arasındaki aracı figürlerde görülebilir.

Anahtar Kelimeler: el-Hikmet el-İlahi, Kelam, Meşşai Felsefe, Molla Sadra, Sühreverdi

Stil

Düzen Stili

Geniş
Dar

Dar Stil Desenleri

  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern

Dar Stil Resimleri

  • images
  • images
  • images
  • images
  • images

Renk Şeması

Stili Sıfırla