tr  en  fr  ru  ar

Yazarlar

.
Özgün

“Peygamberimizin Vecizeleri” Adlı Eseri Çerçevesinde Ahmet Hamdi Akseki’nin Hadisleri Tercüme ve Şerh Metodu

Özet: Hz. Peygamber döneminden günümüze kadar, dinin ikinci temel kaynağı konumunda olan hadis/sünnet üzerindeki anlama çabaları devam edegelmiştir. Tercüme ve şerh çalışmalarının bu anlama çabaları arasında önemli bir yeri vardır. Bir hadisi diğer bir dile tercüme etmek, Hz. Peygamber’in muradını o dili konuşanlara aktarmak anlamı taşıdığından önemli bir anlama faaliyetidir. Hadisteki her unsuru açıklamayı hedef alan şerh faaliyeti ise hadisten maksadın ne olduğunu açık bir şekilde ortaya koyması bakımından önemli olduğu kadar sorumluluk isteyen bir faaliyettir. İşte bu önemli görev ve sorumluluğu üstlenen âlimlerden biri de Osmanlı İmparatorluğundan Türkiye Cumhuriyetine geçiş dönemi âlimlerinden biri olan Merhum Ahmet Hamdi Akseki’dir.
O “ Peygamberimizin Vecizeleri ” adlı eserinde hadisleri tercüme ve şerh etmeye çalışmıştır. Akseki, söz konusu eserinde, hadislerin tercümesi konusunda hassas davranmış, asıl metne uygunluk, gerektiğinde parantez arası açıklama yapma ve anlaşılır bir dil kullanma gibi tercüme teknikleri açılarından maharetini ortaya koymuştur.
Bunun yanında Akseki’nin hadisleri dirâyetli bir şekilde şerh ettiğini görüyoruz. O, hadisleri ayet ve hadislerle şerh etmiş bunun yanında İslam âlimlerinin görüşlerini vermeyi de ihmal etmemiştir. Ayrıca şerh geleneğinde olduğu gibi hadislerde geçen manası kapalı kelimeleri açıklamış, hadiste ve şerhinde geçen kavramlar hakkında bilgiler vermiştir. Bu arada şerh esnasında sosyolojik, psikolojik tahliller yapmıştır.
Aynı zamanda Diyanet İşleri Başkanlığı da yapmış olan Ahmet Hamdi Akseki, ilmî birikimini yansıtarak hadisleri tercüme ve şerh etmeye çalışmış, hadislerin doğru bir şekilde anlaşılmasına katkı sağlamıştır.

Anahtar Kelimeler: Hz. Peygamber, Ahmet Hamdi Akseki, Hadis, Tercüme ve Şerh

Hadislerde İcâz, İtnâb Ve Musâvât

Özet: Belâğat ilmi; meânî, beyân ve bedî’ olmak üzere üç temel kısma ayrılır. Bunlardan Meânî; sözün yerinde kullanılması ile ilgili bir ilim dalıdır. Îcâz, musâvât ve itnâb, bu ilim dalı içerisinde yer alan edebî sanatlardandır. Az kelimelerle çok mânâlar ifade etme uslûbuna îcâz denmektedir. Cümlede lafızlarla anlamlar eşit miktarda yer alıyorsa bu tür ifadelere, musâvât denir ki genelde halkın konuşması bu tarzdadır. Eğer bir maksad, alışılagelmiş şeklin dışında daha çok lafızlarla anlatılıyorsa bu ifade biçimine de itnâb denir.
Edebiyatın çok canlı olduğu Arap toplumu içerisinden çıkan ve ümmî olan Hz. Peygamber (sav), kendisine peygamberlik makamının verilmesiyle birlikte, Arabın en fasîhi olmuştur. O, aynı zamanda Kurân dili olan konuştuğu dilin bütün sanatlarını ihtiva edecek şekilde sözlerini aktarmış; bu çerçevede îcâz, musâvât ve itnâb sanatlarını, en mahâretli bir şekilde kullanmıştır. Hz. Peygamber’in sözleri arasında, bu üç edebî sanattan musâvât tarzında söylediği sözler, çoğunluğu teşkil etmektedir.

Anahtar Kelimeler: Hz. Peygamber, Hadis, Belâğat, îcâz, Musâvât, İtnâb

Tercüme

Stil

Düzen Stili

Geniş
Dar

Dar Stil Desenleri

  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern

Dar Stil Resimleri

  • images
  • images
  • images
  • images
  • images

Renk Şeması

Stili Sıfırla