tr  en  fr  ru  ar

Yazarlar

.
Özgün

İnsanlığın En Eski Tapınağı Göbeklitepe Teolojik Olarak Bize Ne Söyler?

Özet:

Göbeklitepe arkeologlara göre, insanlığın en eski tapınaklarından biridir. Bu çalışmada on iki bin yıl öncesine dönerek hem bu yapı hakkında bilgi vermeye çalışacağız hem de bu yapının teolojik ve felsefi çağrışımlarına dikkat çekerek bir yorum denemesinde bulunacağız. Araştırmamız da, Göbeklitepe'yi arkeoloji ve sanat tarihi açısından değil de din felsefesi ve dini sembolizm açısından inceleyeceğiz. Araştırmamızda arkeoloji ve tarihi coğrafyanın bize sağladığı verilerden yararlandık. Çalışmanın temel amacı arkeolojinin bölgeden elde ettiği veriler ve bu verilerin tarihi coğrafya ve dinler tarihi açısından değerlendirilmesidir. Yeri geldiğinde bu verileri din dili ve dini sembolizm açısından yorumladık. Sonuç olarak taş devri insanının sanılanın aksine ilkel olmadığını, Göbeklitepe’nin kutsal yapılar alanı olduğunu ve inancın insanlık tarihi kadar eski olduğuna dair önemli gerekçelerin bulunduğu sonucuna ulaştık. Göbeklitepe kutsal yapılar alanı üzerinden insanlığın medeniyet gelişimi üzerine yeniden düşünülmesi gerektiği kanaatine ulaştık. Asıl amacımız Göbeklitepe'yi felsefe ve teoloji literatürüne taşımak ve bunun nasıl sağlanacağına dair bir metot ve konu önerisi sunmaktır. Bu sebeple çalışmamız sadece bir yorum denemesidir.

Anahtar Kelimeler: Göbeklitepe Tapınağı, Taş Devri, Dini Sembolizm, Arkeoloji, Antropoloji, Din Felsefesi

Din-Bilim Çatışması Üzerine: Kopernik Merkezli Bir Okuma

Özet:

Din ile bilim arasında ki iletişim ve etkileşim insanlık tarihi kadar eskidir. Bu iletişim ve etkileşim kimi zaman uzlaşma ve diyalog tarzında kimi zaman ise çatışma ve entegrasyon şeklinde olmuştur. Tarihsel süreçte dinin bilimi, bilimin de dini etkilediği aşamalar vardır. Rönesans hareketi sonrası Avrupa da ki antik dünyanın bilimsel klasiklerine ilginin yeniden artınca, teoloji ve doğa bilimlerinde yeniden bir uyanış görmekteyiz. Bilimsel gelişme alanlarından biri de şüphesiz astronomidir. Aristoteles’in Gökyüzü Üzerine ve Batlamyus’un Almagest’i ile tanışan kilise, Avrupa’daki dini reformlar ve coğrafi keşifler gibi açılımlara rağmen kilise babalarının da etkisiyle Aristoteles’in Gökyüzü Üzerine adlı eserinde ortaya koyduğu ve Batlamyus’un Almagest’de geliştirdiği yer merkezli evren teorisini savundu ve bunu dini bir dogma haline dönüştürdü. İşte böyle bir ortamda Kopernik güneş merkezli yeni bir model ileri sürerek hem klasik astronomik modelleri hem de kendisini bu model üzerine inşa eden kiliseyi hedef almaktaydı. Bu yeni model doğru çıkarsa hem Kutsal Kitap yanlışlanacak hem de dinî yanılmış olacaktı. Dolayısıyla kadim dinî miras köklü bir eleştiri arefesindedir. Bu sebeple Kopernik’in güneş merkezli evren modeli kilise ile bilimin en önemli çatışma alanlarından biridir. Bu çalışmamızda söz konusu konu ele alınmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Din-Bilim Çatışması, Kopernik, Astronomi, Jeosentrik Evren, Heliosentrik Evren

Stil

Düzen Stili

Geniş
Dar

Dar Stil Desenleri

  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern

Dar Stil Resimleri

  • images
  • images
  • images
  • images
  • images

Renk Şeması

Stili Sıfırla