tr  en  fr  ru  ar

Yazarlar

.
Özgün

Lugat-ı Nâcî’deki Arap Dili Ve Edebiyatı Unsurlarının İncelenmesi (II)

Özet: Muallim Nâci (1849-1893), kaleme aldığı birçok eserle XIX. yüzyılın son çeyreğinde dikkatleri üzerine çeken meşhur bir Osmanlı müellifidir. Onun özellikle Türkçe’ye ilişkin çalışmaları, hem Osmanlı Devleti edebiyatçılarını hem de müsteşrikleri etkilemiştir.
Bu makâle, müellifin güzîde sözlüğü Lugat-ı Nâcî’nin Arap dili ve edebiyatı açısından taşıdığı önemi ortaya koymayı amaçlamaktadır. O nedenle sözlükte kelimelerin anlamlarıyla ilgili şâhit getirilen âyetleri, hadisleri, şiirleri, meselleri, kelâm-ı kibârı ve hikmetli sözleri tahlil etmekte, ayrıca sözlüğün Arapça açısından bazı özelliklerini ele almaktadır.

Anahtar Kelimeler: Muallim Nâci, Lugat-ı Nâcî, Arap Dili ve Edebiyatı.

Lugat-I Nâcî’deki Arap Dili Ve Edebiyatı Unsurlarının İncelenmesi (I)

Özet: Muallim Nâci (1849-1893), kaleme aldığı birçok eserle XIX. yüzyılın son çeyreğinde dikkatleri üzerine çeken meşhur bir Osmanlı müellifidir. Onun özellikle Türkçe’ye ilişkin çalışmaları, hem Osmanlı Devleti edebiyatçılarını hem de müsteşrikleri etkilemiştir.
Bu makâle, müellifin güzîde sözlüğü Lugat-ı Nâcî’nin Arap dili ve edebiyatı açısından taşıdığı önemi ortaya koymayı amaçlamaktadır. O nedenle sözlükte kelimelerin anlamlarıyla ilgili şâhit getirilen âyetleri, hadisleri, şiirleri, meselleri, kelâm-ı kibârı ve hikmetli sözleri tahlil etmekte, ayrıca sözlüğün Arapça açısından bazı özelliklerini ele almaktadır.

Anahtar Kelimeler: Muallim Nâci, Lugat-ı Nâcî, Arap Dili ve Edebiyatı

Kur’ân’da Ölümle İlgili Fiiller ve Arapça’daki Genel Görünüm

Özet:

Bu dünyaya gelen insan, orada ne kadar kalır bilinmez, ama her can sahibi gibi muhakkak bir gün göçüp gider. Zira sözü edilen âlemde günler haftaları, haftalar ayları, aylar yılları kovalar, bir başka deyişle gün geçer ve ömür biter. Neticede insan fâni, Allah bâkîdir.

Aslında ruhun bedenden ayrılması anlamına gelen ölüm, gerçekten anlatılması çok güç olmasına rağmen bu çalışmanın konusu yapılmıştır. Makâlede ölüm, Kur’ân’da ve genel anlamda Arapça’da geçtiği şekliyle ağırlıklı olarak fiiller bazında ele alınmaktadır. Fiiller, kelâmî, fıkhî, psikolojik, sosyolojik, târihî vb. açılardan değil yalnızca dil yönünden değerlendirilmektedir. Amaç, ölümün Kur’ân’da ve genel anlamda da Arapça’da nasıl ifâde edildiğini tespit edilen dil malzemesinden yararlanarak okuyucuya yansıtmaktır.

مَاتَ fiili, ölmek anlamının yanı sıra başka anlamlarda da kullanılır. Örneğin kişi uyuduğunda مَاتَ الرَّجُلُ, ateşin külü soğuyup kordan hiçbir şey kalmadığında مَاتَتِ النَّارُ ve rüzgar dindiğinde مَاتَتِ الرِّيحُ denir.

Ölüm, yaşam çeşitlerine göre çeşitli şekillerde meydana gelir. Örneğin insanda, hayvanlarda ve bitkide bulunan gelişen, büyüyen gücün karşıtı olan şey, hissî kuvvetin yok olması, akıl/düşünce kuvvetinin yok olması yani cehâlet, uyumak, yaşamı bulandıran, kederlendiren hüzün ve korku gibi.

Anahtar Kelimeler: Ölüm, Kur’ân-ı Kerîm, Arap Dili ve Edebiyatı

Stil

Düzen Stili

Geniş
Dar

Dar Stil Desenleri

  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern

Dar Stil Resimleri

  • images
  • images
  • images
  • images
  • images

Renk Şeması

Stili Sıfırla