tr  en  fr  ru  ar

Yazarlar

.
Özgün

Dil, Anlam ve Çokanlamlılık

Özet: Bu çalışma, genel olarak dil, anlam ve çokanlamlılık kavramlarını Türkçe ve Arapça dilleri açısından değerlendirmeyi hedeflemektedir. Bilindiği üzere dil, insana özgü niteliklerden birisidir ve deneyimlerini, kararlarını ve rûhî durumlarını beyân etme amacı için insanın emrine verilmiştir. Dolayısıyla dil, en genel anlamda, insanın kendisini tanımasını ve yaratıcı dâhil kendisi dışındakilerle iletişim kurmasını sağlayan kendine özgü bir araçtır.
Anlam ise, hepimizin aşina olduğu bir kavram olmasına rağmen, sözlüklerde bu kelimenin birbirinden farklı birçok anlamının olduğu görülmektedir. Bu sebeple anlamın ne olduğu, nasıl tanımlanabileceği ya da bu kelimenin kullanılıp kullanılamayacağı üzerinde bugünkü dilbilimciler, felsefeciler ve anlambilimciler bir türlü anlaşamamaktadır.
Diğer taraftan iletişim etkinliği açısından ele alındığında, her bir kelimenin yalnızca bir anlamı bulunması gerekmektedir. Ancak başlangıçta tek bir anlamı göstermesi için konulan kelimeler, değişik etkenler sonucu, zaman içinde başka anlamları da gösterir duruma gelebilmektedir. Dolayısıyla, herhangi bir dildeki bir kelimenin temel anlamının yanı sıra yeni yeni anlamlara da delâlet eder durumda olmasına çokanlamlılık (polysemy) adı verilmektedir.

Anahtar Kelimeler: Dil, Anlam, Çokanlamlılık

Muhammed Gazali ve Et-Tefsîru'l-Mevzûî li Suveri'l-Kur'âni'l-Kerîm İsimli Eserindeki Tefsir Metodu

Özet:

Muhammed Gazali (1917-1996), İslâmî ilimlerin hemen her ala-nında onlarca eser vermiş velûd bir âlimdir. Yirminci yüzyılın en önemli ıslahatçı âlimlerinden birisi olan Gazali, bütün hayatı bo-yunca İslâm ümmetinin dertleriyle dertlenmiş, sorunlarına çö-zümler sunmak için bütün mesaisini harcamış aksiyoner bir âlim-dir. Vakur ve tavizsiz duruşu sebebiyle çeşitli musibetlere maruz kalmış, hapse atılmış, ülkesinden sürgün edilmiş ve fakat tebliğ ve davet çalışmalarından asla vazgeçmemiş örnek bir şahsiyettir. “Yaşadığınız gibi ölürsünüz” hükmü fehvasınca, ilerlemiş yaşına rağmen yine bir tebliğ ve irşad faaliyeti için gittiği Suudi Arabis-tan’ın Riyad kentinde katıldığı bir konferans esnasında rahatsız-lanarak Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Gazali arkasında onlarca eser bırakmıştır. Neredeyse bütün eserlerinde Kur’ân merkezli çalışmalar yapmış, Kur’ân âyetleriyle yaşanan hayat arasında ir-tibatlar kurmuş ve Kur’ân’dan hareketle konuları işlemiştir. Mü-ellifin Kur’ân’ı anlama ve yorumlamaya dair yazmış olduğu en önemli eserlerinden birisi hiç şüphesiz Nahve Tefsîrin Mevzûiyyin li Suveri’l-Kur’âni’l-Kerîm(1995-Kahire) isimli tefsiridir. Konulu tefsire dair bu çalışma müellifin en son yazdığı eseridir. Müfessi-rin bütün ilmi birikimini yansıtması bakımından bu eser, hacmi-nin küçüklüğüne rağmen önemli bir çalışmadır. İşte bizler de bu çalışmamızda öncelikle müellifin hayatı ve eserleri hakkında bilgi-ler vereceğiz. Daha sonra konulu tefsire dair söz konusu eserini inceleyerek Gazali’nin tefsir yöntemini belirlemeye çalışacağız. Ayrıca Konulu Tefsir hakkında kısaca bilgiler verdikten sonra Ga-zali’nin bu tefsirinin Konulu Tefsir çalışmaları içerisindeki yeri ve önemine dair kimi değerlendirmelerde bulunacağız.

Anahtar Kelimeler: Kur’ân, Tefsir, Konulu Tefsir, Metot, Muhammed Gazali

Celâleddîn Es-Suyûti’nin Merâsidu’l-Metâli’ Fî Tenâsübi’l-Mekâtı’ Ve’l-Metâli’ İsimli Eseri Bağlamında Sûrelerin Başı İle Sonu Arasındaki Münasebet

Özet:

Bu makale, İslâmî ilimlerin hemen her alanında eser telif etmiş velûd bir âlim olan Celâleddîn es-Suyûti’nin (Ö. 911/1505) Kur’ân İlimleri alanında yazdığı Merâsidu’l-Metâli’ fî Tenâsübi’l-Mekâtı’ ve’l-Metâli’ isimli eseri bağlamında “sûrelerin başı ile sonu arasındaki münasebet” konusunu işlemektedir.

Eserin isminden de açıkça anlaşılacağı üzere konusu, sûrelerin başı ile sonu arasında kurulan lafza ya da manaya dayalı münasebetten ibarettir. Müellif bu münasebeti genellikle çok kısa ve öz ifadelerle dile getirmekte ve şahit olarak getirdiği âyetlerin sadece şahitle ilgili kısmını zikretmekle yetinmektedir. Toplam 92 sûrenin baş tarafı ile sonu arasında münasebet kuran Sûyûtî, çoğunlukla tek bir münasebetten bahsetmektedir. Ancak surenin başı ile sonu arasında bazen iki, üç, dört ve hatta beş ayrı münasebetten bahsettiği de olmaktadır.

“İlm-i Münasebet” içerisinde değerlendirilen ve ‘sûrelerin baş tarafı ile sonu arasındaki münasebet’ olarak isimlendirilen alanla ilgili yapılan çalışmalara baktığımızda, Celâleddin es-Suyûtî’ye kadar hiçbir müstakil eserin telif edilmemiş olduğunu görmekteyiz. Hatta bilebildiğimiz kadarıyla Suyûti’den sonra günümüze kadar da bu alanla ilgili müstakil bir çalışma yapılmamıştır. Ancak müellif sûrelerin baş tarafı ile sonu arasında gerek lâfzî gerekse manevî münasebetleri kurarken çoğu zaman isabet etse de, kurmuş olduğu kimi münasebetlerde başarılı olamadığı iddia edilmiş ve bazı eleştirilere maruz kalmıştır.

Sonuç olarak Suyûtî’nin bu eserini, birkaç varaktan oluşan kısa ve öz bir çalışma olmakla birlikte, sûrelerin başı ile sonu arasındaki münasebet ilmini ileri düzeyde bilen kimseler için bir hatırlatma, yeni başlayanlar için de ufuk açıcı bir çalışma olarak niteleyebiliriz

Anahtar Kelimeler: Ulûmu’l-Kur’ân, Münasebet, İlm-i Münasebet, Belâğat, Celâleddîn es-Suyûtî

Tefsir İlminin Bir Alt Disiplini Olarak “Makâsıdu’s-Süver”

Özet:

Sûrelerin temel hedef ve gayelerinin kendisiyle bilindiği ilmin adımakâsıdu’s-süverdir.Makâsıdu’s-süver, kimi âlimlere göre tanımı, konusu, gayesi ve faydası olan müstakil bir ilim dalıdır ve tefsir ilminin bir alt disiplinini oluşturmaktadır. Biz bu makalede, sınırları vahyin kontrolünde çizilen sûrelerin maksat ve gayelerini belirlemeyi hedefleyen makâsıdu’s-süver konusunu değerlendireceğiz. Tefsir geleneğinde makâsıdu’s-süveri dikkate alan âlimlerimiz vardır. Özellikle İbrahim b. Ömer el-Bikâî, her bir sûreyi müstakil çalışma konusu yaparak Tefsir ilmi alanında “sûrelerin maksat ve hedefleri ilmi” olarak tanımladığı yeni bir ilim dalı oluşturmaya çalışmıştır. Ne var ki sonraki âlimler bu girişimi geliştirmemiştir. Bir bütün olarak sûrelerin genel anlam ve maksatlarına yönelik çalışmalar, geçtiğimiz yüzyılda tekrar gündeme gelebilmiştir. Nitekim son dönemlerde bazı ilim adamlarının Kur’ân üzerine yaptıkları çalışmalarda, “her sûreye bir bütün olarak bakma” eğilimini benimsedikleri görülmektedir. Bunlardan Muhammed Abduh ve talebesi Reşid Rıza, Hamîdüddîn Ferâhî ve talebesi Emin Ahsen Islâhî, Seyyid Kutup, Abdullah Draz ve Tahir b. Âşûr gibi müfessir ve Kur’ân araştırmacılarının çalışmaları önem arz etmektedir. Çünkü bunlar sûrelerin hedef ve gayeleri üzerinde önemle durmuşlar; her sûrenin girişinde o sûrenin hedef ve maksadına dair önemli açıklamalarda bulunmuşlardır. İşte bu çalışmalar, tefsir alanına yeni bir ivme kazandırmıştır. Kimi araştırmacıları bu tür ça­lışmalara yönelten sebeplerin başında, maksat ve hedef birli­ğinin bütün Kur’ân sûrelerinde görülmesi gelmektedir. Üzerinde hassasiyetle durulan husus, sûre içindeki âyet dizilişlerinin bir mantığının, bir iç tutarlılığının olduğu yönündedir.

Anahtar Kelimeler: Tefsir, Makâsıd, Sûre/Süver, Makâsıdu’s-Süver, Ömer el-Bikâî, Mihver

Tercüme

Bağlam Teorisi

Özet: -

Anahtar Kelimeler: -

Stil

Düzen Stili

Geniş
Dar

Dar Stil Desenleri

  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern

Dar Stil Resimleri

  • images
  • images
  • images
  • images
  • images

Renk Şeması

Stili Sıfırla