tr  en  fr  ru  ar

Sayı İçerik

.
Makaleler

İçerik

1. Ve Yahudiler, “İsa Mesih, Allah'ın Oğludur” Dediler: Modern Bir Senkretik Fenomen Olarak Mesihi Yahudilik

Yıl : 201502 Sayı : 29 Sayfa : 9-32- İndir : 20150201.pdf

Yazar : Ramazan ADIBELLİ

Öz

19. ve 20. yüzyıllarda Protestan misyonerlerin Yahudilere yönelik Hıristiyanlaştırma faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan İbrani Hıristiyanlardan Yahudi dini kimliklerine yeniden sahip çıkmak isteyenleri temsil eden Mesihi Yahudiler, İsa’nın (Yeşua) Yahudi oluşuna vurgu yaparken aynı zamanda Pavlus’un (Şaul) İsa’nın öğretisini Yahudi kökenlerinden kopardığı yönündeki geleneksel görüşü de reddetmekte ve onun Yahudi şeriatına sadık kaldığını savunmaktadırlar. Modern bir senkretik fenomen oluşturan Mesihi Yahudilik, İslam ve Kuran açısından ayrı bir öneme sahiptir. Kuran’da Yahudilerin Hıristiyanlar gibi Allah’a oğul isnat ettiklerini bildiren Tevbe suresi 30. ayete itiraz eden Yahudiler, dinlerinde böyle bir inancın bulunmadığını savunarak Kuran’ın kendilerine iftira attığını iddia etmişlerdir.  Kendi dinlerini “monoteizmin en saf hali” olarak gören Yahudilerin bu görüşünü tarihsel realiteyle örtüşmediğini bizzat Kitabı Mukaddes göstermektedir. Tarih boyunca Yahudiler putperestlikle monoteizm arasında zigzag çizip durmuşlardır. Bugün Mesihi Yahudilerin “Mesih Yeşua Allah’ın oğludur” demeleri Yahudilerin Kuran’a karşı yönelttikleri eleştiriyi çürüten tarihsel bir olgudur. Bu temel önerme, çekmişteki önermenin mantıksız olduğu yönündeki itirazı ortadan kaldırarak dini olgular dünyasında coencidentia oppositorumların mümkün olduğunu ve bunlardan bir yenisinin gerçekleştiğini göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: Mesihi Yahudiler, Yahudilik, Protestan Misyonerler, Hıristiyanlık, İsa

Lisans: Ramazan ADIBELLİ isimli yazarın "Ve Yahudiler, “İsa Mesih, Allah'ın Oğludur” Dediler: Modern Bir Senkretik Fenomen Olarak Mesihi Yahudilik" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

And The Jews Said, "Jesus Cchrist is the son of God": Messianic Judaism as a Modern Syncretic Phenomenon

Abstract

In the 19th and 20th centuries the evangelization activities of Protestant missionaries among Jewish people lead to the apparition of Hebrew Christians. The Messianic Jews who represents those among Hebrew Christians who reassumed their Jewish religious identity, emphasize the Jewishness of Jesus (Yeshua) and reject the traditional view which argues that Paul (Shaul) has detached Christianity from its Jewish origins. On the contrary they argue that Paul has remained faithful to the Jewish Law. The Messianic Judaism, a modern syncretical phenomenon is particularly important in terms of Islam and the Quran. Jews who object to the verse 9/30 of the Qur'an which declares that “The Jews call Uzair a son of Allah, and the Christians call Christ the son of Allah”, argue that there were not such a belief in their religion, and therefore the Quran dishes on them. The Bible demonstrate that the claim that “the purest form of monotheism as” do not really correspond to historical realities.  Throughout their history Jews have drawn zigzag between paganism and monotheism. Today, the fact that the Messianic Jews declare that “Yeshua the Messiah is the son of God” is a historical fact that refutes the criticism leveled by the Jews against the Qur'an.  This basic premise by disproving the objection that the ancient premise was unreasonable, demonstrate that in the world of religious phenomena the  coencidentia oppositorums are possible and that we are in presence of a new one.

Keywords: Messianic Jews, Judaism, Protestant Missionaries, Christianity, Jesus Christ

License: "And The Jews Said, "Jesus Cchrist is the son of God": Messianic Judaism as a Modern Syncretic Phenomenon" by Ramazan ADIBELLİ is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

2. Abdulvahid Merrakuşî, El-Mu’cib Fî Telhîsi Ahbâri’l-Mağrib Adlı Eseri ve Tarihçiliği

Yıl : 201502 Sayı : 29 Sayfa : 33-60- İndir : 20150202.pdf

Yazar : Adnan ADIGÜZEL

Öz

Merrakuşî, Mağrib’li bir edebiyatçı ve tarihçidir. O, XII. yüzyılın sonlarında Merrakeş’te doğmuş ve hayatının ilk otuz iki yılını bu bölgede geçirmiştir. Mağrib’teki hayatı daha çok Merrakeş, Fas ve Endülüs’ün Kurtuba ve İşbiliyye şehirlerinde geçmiştir. O, 1217’de Doğu’ya gitmeye karar vermiş ve burada Mısır, Hicaz bölgesi ve muhtemelen Bağdat ve Şam gibi şehirlerde bulunmuştur. Merrakuşî, tarihle ilgili eserini de memleketinden binlerce kilometre uzakta, Doğu’da bulunduğu sırada, Abbasi vezirlerinden birisinin isteği üzerine yazmıştır.

Merrakuşî, eserini Endülüs tarihi diyebileceğimiz bir şekilde yazmıştır. Eserin içeriği temelde Endülüs’ün fethinden XIII. yüz yılbaşlarına kadarki dönemi anlatan, daha doğrusu müellifin de belirttiği gibi, bu dönemi özetleyen bilgiler içermektedir. Müellif, diğer taraftan da anlattıklarının merkezine kendi mensubu olduğu devlet olan Muvahhidler Devleti tarihini koymuştur. Dolayısıyla o, Muvahhidler Devleti merkezli bir Endülüs tarihi yazmış ve Muvahhidler ve Endülüs tarihi konusunda birçok konuda bizzat kendi müşahedelerine dayalı bilgiler içeren değerli bir eser yazmıştır.

Merrakuşî, edebiyatçılığı ağır basan bir kişi olduğundan, eseri tarih metni olmakla birlikte eserde çok sayıda alim ve edebiyatçının biyografisi, şiirleri ve çeşitli hikayeleri bulunmaktadır. O, tarihi olayları anlatırken olayların arkasındaki asıl nedenleri anlamaya ve anlatmaya da gayret etmiştir. Bu çalışmada Merrakuşî’nin hayatı, el-Mu‘ciib fî Telhîsi Ahbâri’l-Marib adlı eseri, bu eserin kaynakları ve içeriği hakkında bilgi verilmeye çalışılmıştır. Bunun yanında onun bazı değerlendirmeleri ve tarihçilik yönü anlatılmaya çalışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Aldulvâhid Merrakuşî, Mu`cib, Muvahhidler Tarihi, Mağrib, Endülüs Tarihi

Lisans: Adnan ADIGÜZEL isimli yazarın "Abdulvahid Merrakuşî, El-Mu’cib Fî Telhîsi Ahbâri’l-Mağrib Adlı Eseri ve Tarihçiliği" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

Abdulvahid Merrakusî’s Work ‘El-Mu’cib Fî Telhîsi Ahbâri’l-Ağrib’ And His Historian Side

Abstract

Merrakuşî was a man of letter and a historian from Maghreb. He was born in the late twelfth century in Marrakesh, where he spent the first thirty-two years of his life. His life in Maghreb was largely spent in Marrakesh, Morocco, and the cities of Andalus, Cordoba and İşbiliyye, what is now Sevilla. He decided to go to the East and lived in Egypt, the Hejaz region and probably in Baghdad and Damascus. It was during his stay in the East, thousands of kilometres from home that Merrakuşi wrote his historical work upon the request of one of the Abbasid viziers.

Because he was dominantly a man of letters, his historical work included the biographies, poems, various stories of many scholars and men of letters. In his description of historical events, he tried to understand and describe the real motivations underlying them. The present paper provides information about Merrakuşî’s life, his work titled el-Mu`cib fî Telhîsi Ahbâri’l-Marib, and the source and content of this work. In addition, it also covers some of his evaluations and his historian side.

Keywords: Aldulvâhid Merrakuşî, Mu`cib, History of Almohads, Maghreb, History of Al Andalus

License: "Abdulvahid Merrakusî’s Work ‘El-Mu’cib Fî Telhîsi Ahbâri’l-Ağrib’ And His Historian Side" by Adnan ADIGÜZEL is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

3. İbn Teymiyye’nin “Kıbrıs Risâlesi” Ve Bazı Fiten Hadislerine Yaklaşımı

Yıl : 201502 Sayı : 29 Sayfa : 61-89- İndir : 20150203.pdf

Yazar : Muammer BAYRAKTUTAR

Öz

İbn Teymiyye İslâmî ilimlerde yetkin bir âlim olmasının yanı sıra, devrinin dinî, sosyal, siyâsî ve askerî sorunları ve gelişmeleriyle de yakından ilgilenmiş, çözümler sunmuş ve bu yolda rol üstlenmiş tarihî bir şahsiyettir. O, Kıbrıs’ta esir edilen Müslümanların serbest bırakılması amacıyla devrin Kıbrıs kralına hitaben bir mektup kaleme almış ve güncelliğini hala koruyan din, inanç, dinler tarihi, peygamberler, Yahûdîlik, Hristiyanlık ve İslâmiyet’e ilişkin önemli tespit ve değerlendirmelerde bulunmuştur. Risâlede genellikle Hristiyanlıkla ilgili konulara değinildiğinden, Hz. İsâ’dan bahseden hadislere/rivâyetlere de yer verilmiştir. Bu bağlamda risâlede, İslâmî literatürde kıyâmet alemetlerinden sayılan İsâ’nın nüzulü, haçı kırması, domuzu öldürmesi, Deccâl’in zuhuru, İsâ’nın Deccâl’i öldürmesi, ağaçların ve taşların Yahûdîlerin yerini haber vermesi gibi fiten hadislerine yer verilmiş ve tartışmalı konularda delil olarak kullanılmıştır. Ancak tarihte olduğu gibi günümüzde de fiten hadisleri hem sübût, hem de anlaşılması hususunda tartışma konusu olmuştur. Dolayısıyla İbn Teymiyye gibi büyük bir ilmî şahsiyetin söz konusu hadislere bakışı, hem klasik yaklaşımı yansıtması, hem de günümüzde konuyla ilgili tartışmalara katkı sağlaması bakımından önem arzetmektedir. Bu bakımdan çalışmada bazı hadisler özelinde İbn Teymiyye’nin fiten hadislerine ilişkin yaklaşım ve yöntemi, diğer eserleri de dikkate alınmak suretiyle tespit edilmeye çalışılmıştır.-

Anahtar Kelimeler: er-Risâletu’l-Kubrusiyye, Ehl-i Kitap, İbn Teymiyye, Hadis, Fiten

Lisans: Muammer BAYRAKTUTAR isimli yazarın "İbn Teymiyye’nin “Kıbrıs Risâlesi” Ve Bazı Fiten Hadislerine Yaklaşımı" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

“Cyprus Letter” Of Ibn Taymiyyah And His Approach On Some Fitan Hadiths

Abstract

Ibn Taymiyyah, apart from being an important scholar in the Islamic knowledge, is a historical figure who is interested in religious, social and political problems of his time and offers solutions for them and takes action. He wrote a letter, to the king of Cyprus to emancipate Muslim prisoners. In his letter, he makes important evaluations on religion, belief, history of religion, prophets, Judaism, Christianity and Islam. As the letter mostly mentions about Christianity, there are hadiths/narratives about Jesus in it. Therefore, the letter speaks of such fitan hadiths like the second coming of Jesus, that he destroys the Cross, that he kills the pig, that Anti-Christ shows up, that Jesus kills the Anti-Christ, that trees and stones report where Jews are; which all are considered as the sings of doomsday and the letter uses them as proofs in contradictive topics.  However, as in the past, such fitan hadiths are always become a matter of discussion in terms of their inhesion and their meaning. Therefore, the perception of Ibn Teymiyye about the hadiths, such a scholar, matters since he represents the classic view, and still contributes the discussions today. Thus, this study aims to identify the approach and method of Ibn Teymiyye related with fiten hadiths by means of considering his other studies.

Keywords: al-Risāla al-Qubruṣiyya , Ahl al-Kitāb, Ibn Taymiyyah, Hadith, Fitan

License: "“Cyprus Letter” Of Ibn Taymiyyah And His Approach On Some Fitan Hadiths" by Muammer BAYRAKTUTAR is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

4. Max Scheler’in İnsan ve Kişi Anlayışı

Yıl : 201502 Sayı : 29 Sayfa : 91-108- İndir : 20150204.pdf

Yazar : Ahmet YILDIZ

Öz

Fenomenoloj akımı içerisinde yer alan Max Scheler (1874-1928), özellikle insan ve değer felsefesi alanlarına fenomenolojik yöntemle yaklaşması ile meşhurdur. İnsan konusuna bu yöntemle yaklaşan Scheler, insana dair görüşlerinde insanın hayvanlardan bütünüyle farklı tinsel/manevi bir boyuta sahip olduğu sonucuna ulaşmıştır. Bu tinsel boyut yaşamsal, doğal boyutun üzerinde olan ve dolayısıyla bunlarla açıklanamayan yeni bir boyuttur. Özellikle değerler, dini inanç ve bir takım yüksek duygular insanın bu boyutu sayesinde ortaya çıkan olgulardır. Ayrıca Scheler’e göre insanın doğadaki en değerli varlık olduğu şeklindeki bir iddiayı objektif bir tarzda savunabilmek için, insanın biyolojik boyutunun üstünde başka bir boyut ve yine yaşamsal değerlerin üzerinde bir takım manevi ve kutsal değerleri kabul etmek gerekir. İnsan bu tür değerleri kavrayabildiği ve bunları bu dünyaya taşıyabildiği için değerlidir ve diğer doğal varlıklardan üstündür. Scheler’in bu insan anlayışı hem naturalist insan anlayışlarından, hem de rasyonalist insan anlayışlarından farklıdır. Dolayısıyla onun insan anlayışının bu tür natüralist ve rasyonalist anlayışlar karşısında alternatif bir bakış açısı sunması açısından önemli olduğu söylenebilir. Ayrıca, Scheler’in bu sonuçlara bir takım bilimsel, felsefî, dinî vb. üst kabullerden hareketle değil de, sırf insana ait bir takım fenomenlerden hareketle ulaşmaya çalışmış olmasının da onun değerlendirmelerini daha önemli kıldığı söylenebilir.

Anahtar Kelimeler: Max Scheler, İnsan, Kişilik, Tin, Değer

Lisans: Ahmet YILDIZ isimli yazarın "Max Scheler’in İnsan ve Kişi Anlayışı" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

Max Scheler’s Thoughts On Human And Person

Abstract

Max Scheler (1874-1928) is a philosopher who takes on phenomenological approaches in the philosophical topics. He is famous for applying phenomonological method to philosophies of human and values. In Scheler’s thought humans have a geist. This geist is above all biological and pscyhological factors, so cannot be explained by these factors. This geist allowes human beings to arrive at ideal values and Infinite Geist, to have high feelings.  Also, in the thought of Scheler, the value of human can be understood only when the high values such as moral, aesthetic or holy values are accepted. Because, humans can be understood as highest being in the natural world only due to his being bearer of such high values. It can be said that Scheler’s conception of human is a very important alternative to naturalistic and rationalistic human conceptions.  Also, his thoughts on the human also important because he has tried to arrive at these results by studying human and phenomena of human directly, not from general philosophical or religious perspectives

Keywords: Max Scheler, Human, Personality, Geist, Values

License: "Max Scheler’s Thoughts On Human And Person" by Ahmet YILDIZ is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

5. İlgili Anne-Baba Tutumları ve Dindarlık: Üniversiteli Gençler Üzerinde Ampirik Bir Araştırma

Yıl : 201502 Sayı : 29 Sayfa : 109-140- İndir : 20150205.pdf

Yazar : Nurten KIMTER

Öz

Bu araştırmanın konusu, ergenlik çağı gençlerinin dinî inanç ve davranış özellikleri ile anne-babalarının çocuklarına karşı ilgili olma durumları arasındaki ilişkiyi din psikolojisi açısından incelemektir. Bu bağlamda araştırmada öncelikle gençlerin dindarlık profilinin ve anne-babalarının ilgi düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada bir sonraki amaç ise örneklemin ortaya çıkan dindarlık profili ile anne-babalarının ilgi düzeyleri arasındaki ilişki ve etkileşimin tespit edilmesi ve bu ilişkinin dindarlığa bağlı olarak değişiklik gösterip göstermediğinin ortaya çıkarılmasıdır. Ayrıca araştırmada, gençlerin anne-babalarının ilgi düzeylerinin sosyo-kültürel ve demografik faktörlere göre bir farklılık gösterip göstermediğinin araştırılması da hedeflenmiştir. Araştırmanın amaçları doğrultusunda oluşturulan hipotezleri test etmek için SPSS 10.0 paket programı kullanılmış ve t-testi, korelasyon, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve scheffe testinden yararlanılmıştır. Dindarlık ve ilgili anne – baba tutumlarını iki ana değişken olarak kabul eden araştırmada ölçme aracı olarak “kişisel bilgi formu”, “dindarlık ölçeği” ve “ana-baba ilgisi alt ölçeği” kullanılmıştır. Örneklem tarama yöntemi ve anket tekniği ile gerçekleştirilen araştırma sonucunda anne-baba ilgisi ile dindarlık, aile dindarlığı, sınıf, yaş ve gelir durumu gibi değişkenler arasında istatiksel olarak anlamlılık düzeyinde herhangi bir fark ve ilişki görülmezken fakülte, cinsiyet ve eğitim düzeyi ile anne-baba ilgisi arasında anlamlılık düzeyinde fark ve ilişki görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: Din, Dindarlık, İlgili Anne-Baba Tutumları, Demografik Faktörler

Lisans: Nurten KIMTER isimli yazarın "İlgili Anne-Baba Tutumları ve Dindarlık: Üniversiteli Gençler Üzerinde Ampirik Bir Araştırma" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

Concerned Parent Attitudes and Religiosity: An Empirical Study On University Youths

Abstract

The objective of this study is to examine the relationships between the religious beliefs and behavior properties of young, adolescent people with the levels of concern of parents with regard to their children in terms of the psychology of religion. To this end, firstly it was aimed to determine the religiosity profiles of youths as well as the levels of concern of parents. The next objective of the study was to determine the relationship and interaction between the religiosity profile put forth and the levels of concern of parents and to put forth whether this relationship changes with regard to religiosity or not. In addition, another objective of the study was to examine whether the levels of concern of parents changes with regard to socio-cultural and demographic factors or not. SPSS 10.0 package software was used to test the hypotheses of the study and t-test, correlation, single way variance analysis (ANOVA) and Scheffe test were carried out. Religiosity and the level of concern of parents were accepted as the two main variables and “personal information form”, “religiosity scale” and “level of concern subscale of parents” were used as measurement tools. At the end of the study whose sampling was carried out via scanning method and survey method, whereas no statistically significant difference was observed between the level of concern of parents and religiosity, class, age and income levels; various statistically significant differences were observed between the levels of concern of parents and faculty, gender and level of education.

Keywords: Religion, Religiosity, Concerned Parent Attitudes, Demographic Factors

License: "Concerned Parent Attitudes and Religiosity: An Empirical Study On University Youths" by Nurten KIMTER is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

6. Ortaçağdan Günümüze Hristiyan Teologların Hz. Muhammed Tasavvuruna Bir Bakış: Algı ve Gerçekler

Yıl : 201502 Sayı : 29 Sayfa : 141-160- İndir : 20150206.pdf

Yazar : Fadıl AYĞAN

Öz

Müslümanlarla Hristiyanların karşılaşmaları Hz. Peygamber döneminde başlamış, teolojik ilişkiler ve tartışmalar ise II. asırdan itibaren fetihlerle birlikte giderek artmıştır. Karşılıklı teolojik ilişkiler ve tartışmalarda temel konulardan biri de Hz. Muhammed’in nübüvveti olmuştur. Hristiyan dünyada Hz. Muhammed’in nübüvveti genel olarak Hristiyan inançları ve tarih anlayışı doğrultusunda sert söylemlerle reddedilmiştir. Bununla birlikte bazı Hristiyan teologların Hz. Muhammed hakkında daha olumlu söylemlere sahip olduğu görülür. Bu çalışmada ortaçağdan modern döneme gelen süreçte Hristiyan teologların Hz. Muhammed tasavvuruna dair iki yaklaşım değerlendirilmiştir. Geleneksel ve ılımlı olarak nitelenen bu iki yaklaşım, belirgin temsilcileri olan John of Damascus, Patrik Timothy ve Montgomery Watt gibi isimler üzerinden tasvir edilmiştir. Hristiyan dünyada Hz. Muhammed tasavvurunu tarihî ve sosyolojik olarak inceleyen birçok çalışma mevcuttur. Bu makalede konu, tarihî ve sosyolojik çerçeveden ziyade teolojik perspektifle ele alınmıştır. Sonuç olarak özellikle modern dönemde artan ılımlı yaklaşımın Müslümanlar arasında oluşturduğu algının gerçeklerle ne kadar örtüştüğü ve Hz. Muhammed’in nübüvvetinin kabulü anlamına gelip gelmediği değerlendirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Teolojik tartışmalar, Hz. Muhammed, Nübüvvet, John of Damascus, Mongomery Watt

Lisans: Fadıl AYĞAN isimli yazarın "Ortaçağdan Günümüze Hristiyan Teologların Hz. Muhammed Tasavvuruna Bir Bakış: Algı ve Gerçekler" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

Chrıstıan Theologians Approach To Prophet Muhammad’s Imagınatıon, From The Middle Ages To The Nowadays: Perception And Facts

Abstract

Christians and Muslims encounter began during prophet Muhammad, its theological relations and discussions gradualy increased from second century. Muhammad prophethood’s was one of the main topic in mutual theological relations and debates. In Christian environment, prophethood of Muhammad is refused in accordance with the Christian beliefs and conception of history. However some theologians have more positive statements about Prophet Muhammad. In this study, from the middle ages to the modern period, Christian Theologians two aproach to Muhammad’s envision is evaluated. These two aproaches described as traditional and moderate is represented by prominent representatives such as John of Damascus, Patrik Timothy and Montgomery Watt. There is a lot of work about Prophet Muhammad conceived in the Christian world. In this article the issue is discussed in theological perspective. Consequently, especially moderate aproach which is increased in modern period how was the perception among muslims, how this perception is consistent with the facts and is this approach   means to accept the prophethood of Muhammad. In this study these truths is evaluated.

Keywords: Theological debates, Muhammad, Prophethood, John of Damascus, Montgomery Watt

License: "Chrıstıan Theologians Approach To Prophet Muhammad’s Imagınatıon, From The Middle Ages To The Nowadays: Perception And Facts" by Fadıl AYĞAN is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

7. Taberânî Tefsiri Üzerine: “et-Tefsîru’l-kebîr”in Taberânî’ye Nisbetle Neşri Meselesi

Yıl : 201502 Sayı : 29 Sayfa : 161-181- İndir : 20150207.pdf

Yazar : Ferihan ÖZMEN

Öz

Strasbourg Milli Üniversite Kütüphanesi’nde bulunan bir yazma tefsir nüshası, üzerindeki kayıttan hareketle meşhur muhaddis Ebu’l-Kâsım et-Taberânî’ye (360/971) nisbet edilerek “et-Tefsîru’l-kebîr: Tefsîru’l-Kur’âni’l-azîm” ismiyle Ürdün’de basılmıştır. Söz konusu eser aslında Hanefî fakîhi Ebû Bekir el-Haddâd’ın (800/1398) “Tefsîru’l-Haddâd” adıyla meşhur ve matbû olan “Keşfü't-tenzîl fî tahkîki'l-mebâhis ve't-te'vîl” isimli tefsiri olmasına ve Strasbourg’daki söz konusu tefsir nüshasının, Tefsîru’l-Haddâd’ın tahkiki işleminde müracaat edilen üç yazma nüshadan biri olmasına rağmen, eser muhakkik Hişâm el-Bedrânî tarafından Taberânî’ye nisbetle neşredilmiştir. Taberânî tefsirinin neşri çeşitli platformlarda tartışmalara sebep olmuş ve kendisinden sonraki dönem müfessirlerine atıflarda bulunması sebebiyle eserin Taberânî’ye ait olamayacağı vurgulanmıştır.

Bu makalede, et-Tefsîru’l-kebîr’in müellifine nisbeti konu edilecek; bu bağlamda eser Strasbourg’daki yazma tefsir nüshasıyla ve Ebû Bekir el-Haddâd’ın tefsiriyle mukayese edilecek; ayrıca  “et-Tefsîru’l-kebîr” kaynakları, metodu ve muhtevası açısından ayrıntılı bir şekilde tetkik edilerek, eserde Sa’lebî (427/1035), Vâhidî (468/1076), Zemahşerî (538/1144) ve Abdüssamed el-Gaznevî (487/1094) gibi Taberânî’den daha sonraki dönemlerde yaşayan müfessirlerin eserlerine yapılan atıflar gösterilecektir.  Ayrıca  eserin muhtevası ayrıntılı bir şekilde tasvir edilerek Taberânî’nin muhaddis kimliğiyle öne çıkmasına ve söz konusu alanda telif ettiği eserlerinde hadislerin senetlerini zikretmesine rağmen “et-Tefsîru’l-kebîr”de geçen hadislerin senetlerinin hazfedildiği ve Taberânî’nin amelde Hanbelî olmasına mukabil eserin Hanefî fıkhına göre tasnif edildiği örneklendirilerek, eserin Taberânî’ye aidiyetinin imkansızlığına işaret edilecektir.

Anahtar Kelimeler: Taberânî, Ebû Bekir el-Haddâd, et-Tefsîru’l-kebîr, Tefsîru’l-Haddâd

Lisans: Ferihan ÖZMEN isimli yazarın "Taberânî Tefsiri Üzerine: “et-Tefsîru’l-kebîr”in Taberânî’ye Nisbetle Neşri Meselesi" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

About Tabarani’s Tafsir:The Problem of the Attribution of “Al-Tafsir Al-Kabir” to Al-Tabarani

Abstract

Based on the reference inscribed on it, a manuscript found in the National  and University Library of Strasbourg published in Jordan under the name of “Al-Tafsir al-Kabir: Tafsir Al-Qur’ân Al-Azim“  has been attributed to the famous muhaddith Abu’l-Qasım Al-Tabarani (360/971). The manuscript in question is actually Hanafi faqih Abu Bakr Al-Haddad’s (800/1398) well known and printed as “Tafsir Al-Haddad”, tafsir named Kashf al-tanzīl fī taḥqīq al-mabāḥith wa-al-taʼwīl”. The copy of the tafsir present in Strasbourg is one of the three existing copies used during the impression of Tafsir Al-Haddad. Consequently, the copy used for Haddad’s tafsir and Tabarani’s tafsir is the same.

This article will deal with the attribution of the author of Al-Tafsir Al-Kabir. In this context, the book will be compared with the tafsir copy present in Strasbourg and Abu Bakr Al-Haddad’s tafsir. Besides, a detailed study of the sources, method and content of Al-Tafsir Al-Kabir will be realized. The quotations in the book of the work of mufassir’s who have lived after Tabarani will be shown. Moreover, we will indicate the impossibility to attribute the book to Tabarani proposing.

Keywords: Al-Tabarani, Abu Bakr Al-Haddad, Al-Tafsir Al-Kabir, Tafsir Al-Haddad

License: "About Tabarani’s Tafsir:The Problem of the Attribution of “Al-Tafsir Al-Kabir” to Al-Tabarani" by Ferihan ÖZMEN is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

8. Dünyada Hafızlık Yöntem Örnekleri

Yıl : 201502 Sayı : 29 Sayfa : 183-209- İndir : 20150208.pdf

Yazar : Ömer ÖZBEK

Öz

Kur'an’ın en önemli özelliklerinden biri kolay ezberlenmesidir. Onu bütünüyle ezberleyen kimseye hafız denir. Hafızlık bu ezberleme işinin adıdır. İlk dönemden beri Müslümanlar Kur'an’ı ezberleme sürecinde çeşitli yöntemler kullanmışlardır.

Ülkemizde yaygın olarak geleneksel hafızlık yöntemi uygulanırken, dünyada hafızlık için uygulanan yöntemler çok çeşitlidir. Burada konu ettiklerimiz daha çok tecrübî uygulamalara dayalı olarak otoritelerce paylaşılan bilgilerden oluşmaktadır.

Ülkemizde uygulanan geleneksel yöntem amaca götüren en uygun yöntem gibi gözükmektedir. Dünyadaki uygulamalar çok zahmetli, uzun zamanlar alan ve çabuklaştırıcı bir pratik veçhesi bulunmayan bir nitelik taşımaktadır.

Tecrübeye dayalı bu yöntemlerden en yaygını Kur'an’ı baştan başlayıp sonuna kadar sayfa sayfa ezberlemektir. Bunu sureleri baştan başlayıp sırayla sonuna kadar sure sure ezberlemek ve önce son cüzü ezberleyip sonra baştan sona tamamlamak şeklindeki yöntemler takip eder. Uygulanan bir diğer yöntem, surelerin önce Kur'an’ın baş tarafındaki uzun olanlarını ezberleyip bir müddet bunları kuvvetlendirmek, sonra kalanını tamamlamak şeklindedir.

Kur'an’ın ezberi için uygulanan yöntemlerde zamanı azaltan, kaliteyi artıran, kalıcılığa yönelik olan ve bunaltıp bıktırmayan bir uygulama daha cazip olacaktır. Dünyada gözlemlediğimiz yöntemler bu özelliklerin bir kısmını barındırsa da ekseriyetle bunlardan uzak yöntemlerdir. Bu nedenle ülkemizde uygulanan yöntem en uygun yöntem gibi gözükmektedir.

Anahtar Kelimeler: Kur'an, Ezber, Hafız, Hafızlık, Hafızlık Yöntemi

Lisans: Ömer ÖZBEK isimli yazarın "Dünyada Hafızlık Yöntem Örnekleri" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

Qur’an Memorising Methods Samples In The World

Abstract

One of the most important features of the Koran is its memorization is easy. Anybody is called hafiz it completely memorized. Qur’an memorizing is the name of this business. From the first period it was Muslims have used various methods in the memorization process.

Qur’an memorizing our country in general the conventional method, hafiz methods applied to the world is very diverse. These have been identified on the basis of shared information from authorities more experimental application movement.

The method applied in our country seems to be the most appropriate method leads to goal. The applications in the world, more than once that accelerates field and carries no practical aspect of nature.

The most common of these methods is to memorize the Koran pages based on experience, starting from the beginning until the end. Until the end of time to memorize it in order to start over and memorize the last juz before then follow the method in the form to complete from start to finish. Another method is applied on the long side of the Qur'an before beginning a period of time to strengthen memorize them, then complete the rest of them.

To Koran memorization to reduce the time in the applied methods that improve the quality, durability and for an application that will be more attractive not to be snowed and pall. Methods that we observe in the world are far from the methods they usually dogged some of these features. Thus, the method applied in our country seems to be the most appropriate method.

Keywords: Qur’an, memorization, Hafez, Quran memorising, Quran memorising Method

License: "Qur’an Memorising Methods Samples In The World" by Ömer ÖZBEK is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

9. Hanefi Fetva Usulü Literatürü ve Bedreddin Eş-Şuhâvî’nin “Et-Tırâzu’l-Müzheb” Adlı Fetva Usulünün Değerlendirilmesi

Yıl : 201502 Sayı : 29 Sayfa : 211-229- İndir : 20150209.pdf

Yazar : Osman BAYDER

Öz

Fetva usulü literatürünün fıkhın diğer alanlarına nispetle geç bir dönemde oluştuğu kabul edilen bir husustur. Her ne kadar ilk müstakil fetva usulü, İbnu’s-Salâh tarafından yazılmış olsa da bu konunun daha önce yazılan bazı eserlerin içerisinde işlendiği görülmektedir. Sözgelimi ilk dönemlerden itibaren yazılan birçok Hanefi nevazil/fetâvâ türü eserde fetva usulü konusuna yer verilmiştir. Özellikle Hanefi fakih Ebu’l-Leys es-Semerkandî’nin Mecmûu’n-nevâzil adlı eserinde, İbnu’s-Salâh kadar detaylı ele almamış olsa da, “babu’l-fetvâ” ismiyle bir ana başlık açarak fetva usulüne yer vermesi önemli bir gelişmedir.

Bu makalemizde Hanefilerin fetva usulünün nasıl geliştiğinin gözlemlenebilmesi için bu literatür özetle ele alınacak ve sonrasında ilk müstakil fetva usûl eserlerinden biri olduğunu düşündüğümüz Muhammed Bedreddin eş-Şuhâvî’ye ait et-Tırâzu’l-müzheb adlı eser incelenecektir. Bedreddin eş-Şuhâvî ve et-Tırâzu’l-müzheb adlı eserinin, aslında mezhepte çok bilindiği söylenemez. Biyografi türü eserlerde Şuhavî’nin hayatına dair bilginin bulunmaması, eserine çok az kaynakta atıf yapılmış olması ve birkaç varaktan ibaret olmasına rağmen et-Tırâzu’l-müzheb’in tüm dünyada sadece 3 adet yazmasının bulunması bunu destekler mahiyettedir. Kendisinden önce fürû eserlerde resmu’l-müftî ile ilgili dile getirilen birçok bilgiyi toplayan Şuhâvî’nin bazı konulara ilişkin kendine has değerlendirme ve çıkarımları önemlidir.

Anahtar Kelimeler: Hanefi Fetva usulü, Resmu’l-müftî, Edebu’l-müftî, edebu’l-fetvâ, Bedreddin eş-Şuhâvî, et-Tırâzu’l-müzheb

Lisans: Osman BAYDER isimli yazarın "Hanefi Fetva Usulü Literatürü ve Bedreddin Eş-Şuhâvî’nin “Et-Tırâzu’l-Müzheb” Adlı Fetva Usulünün Değerlendirilmesi" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

The Literature Of Hanafite Fatwa Methodology And An Evuluation Of Badraddin Al-Shuhawi’s Fatwa Methodology Entitled Al-Tirâzu’l-Muzhab

Abstract

It is accepted that the literature on the methodology of fatwa emerged at a later period comparing with other spheres of fiqh. Although the first independent work of fatwa methodology was composed by Ibn al-Salâh the topic had been dealt with in same previous works. For example, in many Hanafite Fatâwâ/Nawâzil works  which are written since the first period, the topic of fatwa methodology was studied. Especially Hanafite jurist Abu al-Lays al-Samarkandî in his work Macmû’ al-Nawâzil dedicated a chapter named ‘bab al-fatwa’ and studied fatwa methodology. Although it was not as detailed as İbn al-Salâh’s work, still it is considered as an important development.

In order to be able to observe the development of Hanafite fatwa methodology we will provide a summary of related literature then examine Muhammed Badraddin al-Shuhawi’s al-Tirâzu’l-Muzhab, which we consider is one of the earliest independent works in its field. It cannot be said this work is well-known in the madhab since hardly any information can be found in biographical works about Shuhâwî and only few references to his work in the sources. Although his work is made of a few folios there are only three known manuscripts of it in the world. Shuhâwî gathered in this work various information previously existed in furû’ works in section dealing with rasm al-muftî. Shuhâwî’s original evaluations an deductions on certain points may well be considered as important.

Keywords: Hanafite fatwa methodology, rasm al-muftî, adab al-muftî, adab al-fatwa, Badraddin al-Shuhawî, al-Tirâzu’l-Muzhab

License: "The Literature Of Hanafite Fatwa Methodology And An Evuluation Of Badraddin Al-Shuhawi’s Fatwa Methodology Entitled Al-Tirâzu’l-Muzhab" by Osman BAYDER is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

10. Ortaçağda “Fail” Kavramı ve Tanrı

Yıl : 201502 Sayı : 29 Sayfa : 231-243- İndir : 20150210.pdf

Yazar : Özcan AKDAĞ

Öz

Gerek tarihsel süreçte gerekse günümüzde ‘fail’ kavramının ne olduğu ve Tanrı’ya atfedilip edilemeyeceği, eğer atfedilirse, nasıl anlaşılması gerektiği tartışma konusu olmuştur. Bu çalışmada, İbn Sînâ, Gazâlî ve İbn Rüşd gibi İslam düşüncesinin önde gelen simalarının yanı sıra Thomas Aquinas, Duns Scotus gibi Hıristiyan düşünürlerin ‘fail’ kavramından ne anladığı ve bu kavramı Tanrı’ya nasıl atfettikleri meselesini ele alacağız. Ortaçağda fail, tabiî ve iradî şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Tabiî fail, zâtının gerektirdiği şekilde tek tip fiilde bulunan faildir. İradî fail ise, bilgi ve iradesine dayalı olarak fiilde bulunan faildir. Bu bağlamda iradî fail, bilgi ve iradesiyle fiilde bulunan insan ve Tanrı’ya atfedilirken, tabiî fail, ateş gibi zâtının bir gereği olarak aynı tarzda fiilde bulunan şeylere atfedilmektedir. Bu ayrımı temele alan gerek Gazâlî, gerekse Thomas ve Duns Scotus, Tanrı’nın tabiî şekilde değil de, iradesiyle fiilde bulunduğu sonucuna ulaşmışlardır. Bu bağlamda onlar Tanrı’nın faaliyetinin zâti bir gereklilikle değil, ilim ve iradesinin bir neticesi olarak gerçekleştiğini düşünmüşler ve Tanrı’nın yaratıp yaratmamakta özgür olduğunu ve âlemi olduğundan başka türlü yaratabileceğini mümkün görmüşlerdir.

Anahtar Kelimeler: Fail, Tanrı, İbn Sînâ, Gazâlî, Thomas

Lisans: Özcan AKDAĞ isimli yazarın "Ortaçağda “Fail” Kavramı ve Tanrı" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

The Concept Of “Agent” in The Middle Ages and God

Abstract

Both in the history and in the contemporary times, we can see some debates about what the concept of ‘agent’ and whether it can be attributed to God in any manner. In this study, I took in to consideration what eminent Muslim thinkers, like Avicenna, al-Ghazâlî, and Averroes, understood the concept of ‘agent’ and how they attributed the concept to God as well as Thomas Aquinas, Duns Scotus. In the mediaeval period, agent could be understood in two ways: natural agent and per se agent. Natural agent acts according to its nature in univocal way and it cannot act rather than that way. Per se agent acts according to its intellect and will. In this context, while per se agent can be attributed to human and God because of their acts depends on their intellect and will, natural agent can be attributed to fire because of its act depends on its nature. Based on this distinction, al-Ghazâlî, Thomas Aquinas and Duns Scotus understood God’s agency as a per se agent. For them, God acts according to His intellect and will rather than His nature. They concluded that God could change whole system what He created.

Keywords: Agent, God, Avicenna, al-Ghazâlî, Thomas Aquinas

License: "The Concept Of “Agent” in The Middle Ages and God" by Özcan AKDAĞ is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

11. Hâkim Eş-Şehîd’in “El-Kâfî” Adlı Eserindeki Faaliyeti Üzerine

Yıl : 201502 Sayı : 29 Sayfa : 245-261- İndir : 20150211.pdf

Yazar : Osman BAYDER

Öz

Hanefi kaynakları genel olarak Zâhirurrivâye, nâdirurrivâye ve vâkıât/nevâzil olarak üçlü bir gruplandırmaya tabi tutulmaktadır. İlk iki kaynak türü ashâbu’l-mezhebin yani Ebu Hanife ve öğrencilerinin görüşlerini, üçüncü tür kaynak ise meşâyıhın yani Ebu Hanife’nin öğrencilerinden sonraki mezhep-içi fakihlerin görüşlerini ihtiva etmektedir. İlk iki kaynak arasındaki temel fark, ashâbu’l-mezhebden gelen nakillerin sıhhati noktasındadır. Zâhirurrivâye’nin nakli daha güvenilir olduğu için ilke olarak nadirrurivâyeye önceliklidir. Keza ilke olarak ashâbu’l-mezhebin görüşü ister Zâhirurrivâye’de ister nâdirrivâyede yer alsın meşâyıhın görüşüne takdim edilmektedir.

Hanefi mezhebinde mezhep imamlarının görüşlerinin nakli konusunda, İmam Muhammed’in telif ettiği Zâhirurrivâye eserlerinden sonra en önemli eser Hâkim eş-Şehîd’in,  Zâhirurrivâye’yi cem eden el-Kâfî adlı eseridir. Hâkim eş-Şehîd’in el-Kâfî’si, Hanefi mezhebinde muteber bir kaynak kabul edilmektedir. Serahsî, İsbicâbî ve Enbârî gibi fakihlerin el-Kâfî’ye şerh yazmış olması, kaynaklardaki atıflar, tabakat ve tarih kitaplarındaki ifadeler bunu açıkça göstermektedir. el-Kâfî’nin Zâhirurrivâye’yi cem eden bir eser olduğu konusunda yaygın bir kabul bulunmakla beraber eser detaylı olarak incelendiğinde Hâkim eş-Şehid’in el-Kâfî’de sadece Zâhirurrivâye’yi cem etmekle yetinmediği, ayrıca nâdirurrivâye olarak nitelendirilen eserlerden de çokça yararlandığı görülmektedir. Bu çalışmada Hâkim eş-Şehîd’in genel olarak el-Kâfî’deki faaliyeti ele alınıp değerlendirilecek ve onun birçok noktada rivayet değerlendirmesi yaparak ve nakledilen görüşleri bir iç tutarlık testine tabi tutarak mezhep imamlarına ait sahih görüşü tespit etmeye özen gösterdiği ortaya konulmaya çalışılacaktır.

Anahtar Kelimeler: Hâkim eş-Şehîd, el-Kâfî, Hanefi kaynakları, Zâhirurrivâye, Nâdirurrivâye

Lisans: Osman BAYDER isimli yazarın "Hâkim Eş-Şehîd’in “El-Kâfî” Adlı Eserindeki Faaliyeti Üzerine" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

Evaluations On The Book Of “El-Kafî” For Hakeem Al-Shaheed

Abstract

In general Hanefi resources have been divided into three categories as zahirurrivaye, nadirurrivaye, and vakiat/nevazil. The first two resources types include opinion of “ashab al maddhab” who are Abu Hanifah and his students; the third resource type includes opinions of “mashayih” who are faqihs coming after Abu Hanifah’s students in same maddhab. The basic gap in the first two resources is accuracy of conveyance coming from “ashab al maddhab”. As a principle the conveyance of zahirurrivaye has a priority because it is more reliable than nadirurrivaye. Also it is principle that the opinion of “ashab al maddhab” that it doesn’t matter to be zahirurrivaye or nadirurrivaye has been prefer to the opinion of “mashayih”.

In the Hanafi maddhab the most important book about conveyance of the thought imams is al-Kâfi collecting zahirurrivaye by Hakeem al-Shaheed next to the Zahirurrivaye by Imam Muhammed. This book is accepted as the most reliable book in the Hanafi maddhab. Citations in the resources, statements in the biography and history books, and exegesis books by faqihs such as Serahsî, İsbicâbî, and Enbârî show this importancy clearly. Although there is a common sense about that it is a book collecting zahirurrivaye when the book is studied detailed it can be seen that Hakeem al-Shaheed used greatly not only zahirurrivaye but also nadirurrivaye. In this essay Hakeem al-Shaheed’s activity in al-Kafi will be evaluated generally and then his care to identify the most correct opinion belongs to sect imams by evaluating the conveyance in specific points and subjecting the internal consistency test will be revealed.

Keywords: Hakeem al-Shaheed, al-Kâfi, Sources of Hanafi maddhab, Zâhirurrivâye, Nâdirurrivâye

License: "Evaluations On The Book Of “El-Kafî” For Hakeem Al-Shaheed" by Osman BAYDER is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

12. Zürkânî’nin Menâhilü’l-İrfân’ı Üzerine Bir İnceleme

Yıl : 201502 Sayı : 29 Sayfa : 263-293- İndir : 20150212.pdf

Yazar : Faruk VURAL

Öz

Asırlar boyu Kur’ân’ın sistematik bir bütünlük içinde anlaşılması için yazılan iyi niyetli birçok eser, zengin bir miras olarak günümüze kadar gelmiştir. Bu zengin muhtevalı eserler başta Kur’ân tefsircilerine sonra da Kur’an’la ilgilenen bütün araştırmacılara, Kur’ân’la doğrudan ya da dolaylı ilgisi bulunan konuları öğrenmelerine ilişkin metodik bilgiler sunmaktadır. Hicri II. asırda başlayan tedvin gayretleri, günümüze değin devam etmiştir/etmektedir.

Son dönemde Muhammed Abdülazîm ez-Zürkânî tarafından kaleme alınan “Menâhilü’l-İrfan fî Ulûmi’l-Kur’ân” isimli eser, modern dönemin en önemli Kur’ân ilimleri eseridir. Eser, konuları sınıflandırmadaki başarısı, kavramlara getirdiği tanımlamalar, alanında daha önce yazılmış kaynaklardan faydalanmasıyla birlikte getirdiği yeni bakış açıları ve metoduyla sonraki tefsir ve Kur’ân ilimleri araştırmacılarının vazgeçilmez başvuru kaynağı olmuştur. Ancak özellikle Suyûtî’nin el-İtkân eserinin etkisi altında olduğu da bir gerçektir. Bazı başlıklar el-İtkân’ın özeti gibidir. Kur’ân konuları hakkında oryantalist ve modernistlerin ortaya attıkları şüphe ve tereddütlere verdiği cevaplar orijinaldir. Ancak bazı tereddütlere cevaplarda zorlamalar olduğu da açıktır. Kitapta metodolojik bir dil yerine edebî yönü yüksek bir dil hâkimdir.    

Anahtar Kelimeler: Zürkânî, Kur’ân, Menâhilü’l-İrfân, Ulûmü’l-Kur’ân, Tefsir

Lisans: Faruk VURAL isimli yazarın "Zürkânî’nin Menâhilü’l-İrfân’ı Üzerine Bir İnceleme" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

A Review Of Manahil Al-Irfan Fi Ulum Al-Qur’an Of Al-Zurqani

Abstract

There is a rich heritage of literature developed over the centuries dedicated to a wholesome and methodological understanding of the Qur’an. This literature serves as a primary source of knowledge for exegetes and other researchers interested in themes that are directly or indirectly related with the Qur’an. This scholarship of systematic study and categorization started in the second century after Hijrah and is still ongoing.

Manahil al-Irfan fi Ulum al-Qur’an authored by Muhammad Abdul Azim al-Zurqani is the most significant work on Qur’anic studies in recent times. It has become a main source of reference in tafsir studies thanks to its achievement in classification of themes while making a comprehensive citation of former resources with new perspectives. It is also a fact that it was written very much under the influence of Suyuti’s al-Itqan as some of the titles are like a summary of al-Itqan. It is unique in providing answers for the doubts and questions raised by orientalists and modernists on some of the Qur’anic issues. Yet, it is also noticeable that some answers were not satisfactory enough. The language of the book has more of a literary rather than a methodological style.

Keywords: Zurqani, Qur’an, Manahil al-Irfan, Ulum al-Qur’an, Tafsir

License: "A Review Of Manahil Al-Irfan Fi Ulum Al-Qur’an Of Al-Zurqani" by Faruk VURAL is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

13. Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisine Hadis Maddeleri Ekseninde Eleştirel Bir Yaklaşım

Yıl : 201502 Sayı : 29 Sayfa : 295-310- İndir : 20150213.pdf

Yazar : Fatma Betül ALTINTAŞ

Öz

Yayımı 1988 yılında başlayıp 2014 yılında 44 cilt halinde tamamlanan Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi (DİA), İslami İlimler, Türk İslam Tarihi, sanatı, edebiyatı, kültürü ve medeniyeti sahalarında önemli bir boşluğu dolduran çok kapsamlı ve kıymetli bir ansiklopedi çalışmasıdır.

2000’i aşkın ilim adamı tarafından ve 500’den fazla kaynak eser kullanılarak yazılan, 16.000den fazla madde içeren Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Müslümanların kendi dini ilimlerini, tarihlerini, sanatlarını, edebiyatını, kültür ve medeniyetini kuşatacak muhtevalı bir ansiklopediye olan ihtiyaçlarının, bizzat Müslümanlar tarafından kaleme alınan bir ürünü sayılabilir. Bütün üstünlüklerine ve yetkinliğine rağmen Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’nde, zaman zaman -diğer akademik çalışmalarda da bulunabilen- yanlışlıklar ve giderilmesi halinde ansiklopedinin daha profesyonel hale gelmesi yolunda katkıda bulunacak çeşitli eksiklikler tespit edilebilmektedir.

Bu çalışmada, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisinde yer alan hadis ilmi ile alakalı yaklaşık 1540 maddenin eleştirel bir gözle okunması sonucunda elde ettiğimiz sonuçlar ve tespit edilen sorunların çözümüne yönelik öneriler sunulacaktır.  Tenkidin, yüksek bir medeniyetin işareti kabul edilebileceği düşüncesinden yola çıkarak, bu eleştirel okumanın Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’nin hadisle ilgili maddeleri açısından mütevazi bir katkı sağlamasını umut ediyoruz.

Anahtar Kelimeler: İslam Ansiklopedisi, Tenkid, Hadis

Lisans: Fatma Betül ALTINTAŞ isimli yazarın "Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisine Hadis Maddeleri Ekseninde Eleştirel Bir Yaklaşım" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

A Critical Approach To The Articles About Hadith in “Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi” (Turkish Religious Foundation Encyclopedia Of Islam)

Abstract

Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi (Turkish Religious Foundation Encyclopedia Of Islam) started to be published in 1988 and finished in 2014 with 44 volumes. This ambitious and wide-ranging project, fills a gap in Islamic Studies, Turkish-Islamic History, art, literature, culture and civilization.

Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi has been written by more than 2000 scholars, using more than 500 sources and it includes more than 16.000 articles covering a very wide range of topics. It can be considered as a product of Muslims who need a sophisticated encyclopedia about Islamic Studies, Islamic History, Art, Literature, culture and civilization. Even this encyclopedia can be accepted one of the best projects of the Muslims, articles about hadith may have contain some deficiencies.

This paper will provide an over view of nearly 1540 articles of Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi about hadith. Remembering that criticism is the peculiar mark of high civilization, we hope to make a contribution to this project by this paper.

Keywords: Encyclopedia of Islam, Criticism, Hadith

License: "A Critical Approach To The Articles About Hadith in “Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi” (Turkish Religious Foundation Encyclopedia Of Islam)" by Fatma Betül ALTINTAŞ is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

14. Din Psikolojisi ve Maneviyat Alanlarında Ölçüm: Güncel Durum ve Değerlendirme

Yıl : 201502 Sayı : 29 Sayfa : 311-338- İndir : 20150214.pdf

Yazar : Peter C. HILL / Çev. : Mustafa ULU

Öz

Psikolojinin ilk dönemlerinden itibaren araştırmacılar sosyal olguları ve bunlar arasında da en önemli yere sahip olan din ve maneviyat konularının duygu, düşünce ve davranış üzerine olan etkilerini araştırabilmek için ölçme faaliyetine girişmişler ve çok sayıda ölçek geliştirmişlerdir. Günümüzde konu ile ilgili büyük bir literatür oluşmuş ve ölçekleri değerlendirebilmek için istatistik bilimindeki gelişmelere paralel olarak alanda çeşitli psikometrik teknikler geliştirilmiştir. Bu çalışmasında Hill, ilk olarak ölçüm paradigmasına değinerek mevcut durumun genel bir görünümünü ortaya koymaya çalışmıştır. Sonrasında ise alanda yaygın bir kullanıma sahip ölçekleri 12 başlık altında gruplandırmış ve ölçeklerin teknik özellikleri ile ilgili değerlendirmelerde bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Ölçüm, Din, Maneviyat, Psikoloji ve Ölçekler

Lisans: Peter C. HILL isimli yazarın "Din Psikolojisi ve Maneviyat Alanlarında Ölçüm: Güncel Durum ve Değerlendirme" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

Measurement in The Psychology Of Religion and Spirituality: Current Status and Evaluation

Abstract

Since the early days of psychology researchers have tried to measure social phenomena and especially religion and spirituality which are the most important topics among them to determine their effects on behaviors, emotions and thoughts. They have developed a lot of measures. Today there is a large literature related these topics. Therefore various psychometric techniques have been developed to evaluate the scales in the field in parallel with statistical development. In this work Hill tries to exhibit overview of the current situation by touching paradigm of measurement firstly. Then he divides measures have been used widely into twelve categories and evaluates them in terms of technical features.

Keywords: Measurement, Religion, Spirituality, Psychology and Scales

License: "Measurement in The Psychology Of Religion and Spirituality: Current Status and Evaluation" by Peter C. HILL is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

15. Hayatın Son Döneminde Dini Müzik ve Sağlık: Boylamsal Bir Araştırma

Yıl : 201502 Sayı : 29 Sayfa : 339-363- İndir : 20150215.pdf

Yazar : Neal KRAUSE & R. David HAYWARD / Çev. : Necmi KARSLI

Öz

Dini müzik dinlemek çoğu kez dini hayatın önemli bir parçasıdır. Ancak bu konuda çok az deneysel araştırma bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, dini müziğin zamanla sağlık durumundaki değişimle bir şekilde ilişkili olabildiğini belirten kavramsal bir modeli analiz etmektir. Bu model aşağıdaki esas ilişkileri içermektedir: (a) Dini törenlere katılan bireyler dini müziğe çoğu zaman daha güçlü duygusal tepkiler verirler, (b) dini müzikle daha çok duygusal olarak ilgilenen bireylerin diğer insanlara karşı daha samimi bağlanma duygusu hissetme ihtimalleri yüksektir,  (c) kendilerini diğerlerine sıkıca bağlı hisseden insanlar gelecek hakkında daha ümitlidirler ve (d) ümit düzeyi yüksek bireylerin zamanla sağlık durumlarını olumlu görme olasılıkları yüksektir. Elde edilen veriler bu ilişkilerin her birisini desteklemektedir. Bulgularda ırka dayalı anlamlı değişimler de gözlemlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Dini Müzik, Yaşlılık, Sağlık

Lisans: Neal KRAUSE & R. David HAYWARD isimli yazarın "Hayatın Son Döneminde Dini Müzik ve Sağlık: Boylamsal Bir Araştırma" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

Relıgıous Music and Health in Late Life: A Longitudinal Investigation

Abstract

Listening to religious music is often an important part of religious life. Yet there has been little empirical research on it. The purpose of this study is to test a conceptual model that specifies one way in which religious music may be associated with change in health over time. This model contains the following core relationships: (a) People who attend worship services more often will have stronger emotional reactions to religious music, (b) individuals who are more emotionally involved in religious music will be more likely to feel a close sense of connectedness with other people, (c) people who feel more closely connected with others will be more hopeful about the future, and (d) individuals who feel more hopeful will be more likely to rate their health favorably over time. The data provide support for each of these relationships. Significant variations by race were also observed in the findings.

Keywords: Religious Music, Old age, Health

License: "Relıgıous Music and Health in Late Life: A Longitudinal Investigation" by Neal KRAUSE & R. David HAYWARD is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

16. Din Psikolojisi Mi, Din ve Maneviyat Psikolojisi Mi?

Yıl : 201502 Sayı : 29 Sayfa : 365-382- İndir : 20150216.pdf

Yazar : Kenneth I. PARGAMENT / Çev. : Ahmet Rifat GEÇİOĞLU

Öz

Bu makale alanımızın, kendini “din ve maneviyat psikolojisi” olarak yeniden isimlendirip isimlendirmemesi gerektiği sorusunu mütalaa etmektedir. Din ve maneviyat kavramlarının anlamları değişime uğruyor gibi görünmektedir. Din, hem kurumsal ve bireysel hem de iyiyi ve kötüyü ihtiva eden geniş çerçeveli bir yapıdan, insan potansiyelini kısıtlayan ve engelleyen dar çerçeveli kurumsal bir yapıya doğru kaymaktadır. Diğer taraftan maneviyat, azami insan kapasitesine hitap eden bireysel bir ifade olarak dinden farklılaşmaktadır. Bahsi geçen bu eğilimlerde, alanımızın kutsal özünü kaybetme riskini de içeren çeşitli tehlikeler değerlendirilmiştir. Din ve maneviyatı tanımlamada disiplinimizin özünü muhafaza eden alternatif bir yaklaşım sunulmuştur. Bu yaklaşım, kutsala uzanan yeni yollar ve kutsalın kendisinin yeni anlamları üzerine çalışmaları da teşvik etmektedir.

Anahtar Kelimeler: Din, Maneviyat, Psikoloji

Lisans: Kenneth I. PARGAMENT isimli yazarın "Din Psikolojisi Mi, Din ve Maneviyat Psikolojisi Mi?" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

The Psychology of Religion and Spirituality? Yes and No

Abstract

This article considers the question of whether our field should relabel itself the psychology of religion and spirituality. The meanings of religion and spirituality appear to be evolving. Religion is moving from a broadband construct-one that includes both the institutional and the individual, and the good and the bad-to a narrowband institutional construct that restricts and inhibits human potential. Spirituality, on the other hand, is becoming differentiated from religion as an individual expression that speaks to the greatest of human capacities. Several dangers in these trends are consiciered, including the danger of losing the sacred core of our field. An alternate approach to defining religion and spirituality is presented that preserves the heart of our discipline while encouraging the study of new pathways to the sacred and new meanings of the sacred itself.

Keywords: Religion, Spirituality, Psychology

License: "The Psychology of Religion and Spirituality? Yes and No" by Kenneth I. PARGAMENT is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

.

Görüntülenme : 2106
  • Edİtör : Şahin GÜVEN
  • Yazı İşlerİ : Mustafa ULU
  • Editör Y. : Cemil OSMANOĞLU
  • Mizanpaj : Mustafa ULU
  • Tanıtım : Osman BAYDER, M. Derviş DERELİ, A. Ömer YAVUZ
  • Tarİh : 02.11.2015
Editör'den...

Akademik camiaya hayırlı olmasını temenni ederim.

Stil

Düzen Stili

Geniş
Dar

Dar Stil Desenleri

  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern

Dar Stil Resimleri

  • images
  • images
  • images
  • images
  • images

Renk Şeması

Stili Sıfırla