tr  en  fr  ru  ar

Sayı İçerik

.
Makaleler

İçerik

1. Teşrii Değer Açısından Sünnetin Konumu

Yıl : 201402 Sayı : 0 Sayfa : 9-24 İndir : 20140201.pdf

Yazar : Ali TOKSARI

Öz

Yüce Allah insanların dünya ve ahiret mutluluklarını sağlamak için gönderdiği son dinine peygamber olarak, Hz. Muhammed’i (sav) seçmiştir. O’nun en bariz iki özelliği “Allah’ın kulu ve resulü” olmasıdır. Hz. Peygamber, risaleti süresince insanlara İslam’ı tebliğin yanında ashabını irşat etmiş, onlara her alanda rehber ve örnek olmuştur. O görevi gereği bir taraftan inen K. Kerim ayetlerini tebliğ edip açıklarken diğer taraftan karşılaştığı yeni olayları ve problemleri vahyin ışığı ve kontrolünde çözmüştür. Asrı saadetten sonra da tarihin her döneminde Hz. Peygamber’in sözleri, davranışları ve takrirleri bir başka ifadeyle Sünneti, Müslümanların uygulamaları ve problemlerinin çözümünde rehber ve kaynak olmuştur. Daha açık olarak ifade etmek gerekirse Sünnet olarak nitelenen Hz. Peygamberin mirasının, Müslüman alimlerin hemen hemen tamamı tarafından Kitabı yani K. Kerim ayetlerini açıklama fonksiyonu yanında Kitaptan sonra ikinci sırada müstakil teşrii değerinin olduğu kabul edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Kitap, Hadis, Sünnet, Vahiy, Teşrii değer

Lisans: Ali TOKSARI isimli yazarın "Teşrii Değer Açısından Sünnetin Konumu" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

Position of Sunnah in Terms of Legislative Value

Abstract

Allah the Almighty has chosen Muhammad (pbuh) as the last prophet for the last religion sent to people to provide happiness to the world and the Hereafter. Two of his most obvious feature is to be Allah's servant and messenger. The Prophet Muhammad (pbuh) has enlightened on the companions and has been guide to them and example in every area during his prophethood beside the notification to the mankind. In accordance with his mission while he was notifying and explaining Quran verses, he also solved new events and problems faced in the light and control of revelation. At every period in the history after the time of The Prophet (pbuh), his words, behaviors, and approvals, in other words, his sunnah has been a source and guide in applications and solving problems of Muslims. To put it more clearly almost all the Muslim scholars admitted that the heritage of the Prophet (pbuh) known as the Sunnah has a separate value in legislation after Quran next to function of explanation of the Book (Quran verses).

Keywords: The Book (Quran), Hadith, Sunnah, Revelation, Legislative value

License: "Position of Sunnah in Terms of Legislative Value" by Ali TOKSARI is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

2. Son Zaman Ayarı-I: Yıl, Aylar ve Haram Aylar

Yıl : 201402 Sayı : 0 Sayfa : 25-58 İndir : 20140202.pdf

Yazar : Veli KAYHAN

Öz

İslâm’da Ramazan orucu, hacc, kurban kesme gibi ibadetler özelliğine göre yıllık, aylık veya günlük zaman dilimlerine tâbidirler ve tahsis edildikleri vakitlerde yerine getirilmeleri şarttır. Bundan dolayı Allah Teâlâ, insanların bozmuş olduğu sene ve ay düzenlemesini son dinle birlikte âlemin yaratılışındaki ilk şekline yeniden döndürmüştür. İbadetlerin icrasına esas olan yıl, ayın hareketlerine bağlı olan “kamerî yıl” ve aylar da on iki “kamerî ay”dır. Hz. Peygamber tarafından bu ayların adları zikredilmiş ve sıralaması da yeniden belirlenmiş olup dört tanesinin savaşın, yağma vb. yapmanın yasak kılındığı “haram aylar” olduğu vurgulanmıştır.
Kaynaklar “haram aylar” uygulamasının Hz. İbrahim’le başladığını bildirilmektedirler. Bu aylarda itaatlerin ecrinin de hataların cezasının da daha büyük olacağı ilâhî bir ferman olarak ilan edilmiş ve bu süreçte “zulüm yapılmaması” emredilmiştir. “Zulüm yapılmaması” terimi bu ayların “hurmet”ini ihlal etmeyip konulan yasağa saygı göstermek, yerlerini değiştirmemek (nesî’), bu aylarda kötülüklerden özellikle uzak durmak ve bu süre zarfında savaş yapmamakla tefsir edilmiştir.
Haram aylarda savaş yasağı hükmünün kaldırılıp kaldırılmadığı tartışma konusu olmuştur. Bir kısım alimlere göre bu yasak devam etmektedir. Bazılarına göre bir kısım ayetlere ya da Hz. Peygamber’in bazı fiilî uygulamalarına dayalı olarak kaldırılmıştır. Kimi âlimlere göre de özde böyle bir yasak da yoktur, kaldırma da. Zaten savaşma yasağının devam ettiğini savunanlar bile, bu aylarda Müslümanlara bir saldırı olduğunda buna misliyle karşılık vermelerinin peygamberî bir uygulama olduğunda hemfikirdirler.
Müşriklerin “haram aylar”a bakış açıları bir gelenekten ibarettir. Buna rağmen anlaşma ile sonuçlanan birkaç “ficâr savaşı” dışında onlara hürmet göstermişlerdir. Müslümanlara gelince, “haram aylar”a hürmet etmektedirler. Zaten onlar, ilke olarak barıştan yana olup fiilî ya da sözlü bir tacize maruz kalmadıkça saldırı savaşı başlatan taraf olmayacaklardır. Fakat bir saldırıya maruz kaldıklarında da aynıyla karşılık verme hakkına her zaman sahiptirler.

Anahtar Kelimeler: Kamerî yıl ve aylar, Haram aylar, Zulüm, Savaş yasağı, Nesh, Ficâr savaşları

Lisans: Veli KAYHAN isimli yazarın "Son Zaman Ayarı-I: Yıl, Aylar ve Haram Aylar" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

The Final Timing-I: The Year, Month and Inviolable Months

Abstract

Allah arranged the year and put the months in order as they were in the beginning of creation in the latest religion Islam. The year is the lunar year and the months are twelve lunar months. They were named and put in order again by the Sunna of Prophet Mohammad (pbuh). Four of them are inviolable months and the oppression was forbidden in them. The oppression was explained in three different ways: to change the statue of the inviolable months, to do harmfull things and to wage war in these months.
According to the third explanation, to wage war in these months is banned. But according to some scholars this ban still continues. In the opinion of some others it was abrogated by some Qoranic verses or by some actions of Prophet Mohammad. According to some of them there was no ban and any abrogation. Indeed who accepted that ban still continues do agree that if an attack was aimed at Muslims in these four inviolable months an opposite attack is justified by prophetic custom.
Polytheists see the inviolable months as a custom, not as a religious rule. But muslims regard that in these months war is banned unless they are attacked first. They respect the social peace all the time. But if they were attacked they reserve the right of defending themselves.

Keywords: Lunar year, Lunar months, Inviolable months, Oppression, Ban of war, Abrogation

License: "The Final Timing-I: The Year, Month and Inviolable Months" by Veli KAYHAN is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

3. Ergenlerin Dini İnanç, Şüphe ve Dini Tutumları Üzerine Bir Araştırma

Yıl : 201402 Sayı : 0 Sayfa : 59-88 İndir : 20140203.pdf

Yazar : Celal ÇAYIR

Öz

Fizyolojik ve ruhsal değişimlerin yoğun olarak yaşandığı ergenlik dönemi, gelişim psikolojisinin üzerinde durduğu en önemli konulardan birisidir. Kimlik ve kişiliğin şekillenmeye başladığı bu dönem, hem bir dini uyanış ve bilinçlenme, hem de dini şüphe ve kararsızlığın en yoğun görüldüğü bir dönem olarak kabul edilir. Zihinsel yeteneklerin gelişmesiyle birlikte dini konularda şüphe ve sorgulamalar da ortaya çıkmaya başlar. Ergenlik dönemindeki sorgulama ve şüphe süreci, bazı kişilerde taklit düzeyindeki dini inançları daha güçlendirip pekiştirirken, bazılarında ise dini ilgisizlik ve inançsızlıkla sonuçlanabilmektedir. Betimsel yöntemle yapılan bu araştırmada, yaş, cinsiyet, okul türü, öğrenci velilerinin eğitim seviyesi, ekonomik ve dindarlık düzeylerinin ergenlerin dini inanç, tutum ve dini şüpheleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırmada okul türlerine göre gençlerin dini inanç, şüphe ve tutumları arasında anlamlı fark olduğu, yaş ilerledikçe dini şüphelerde de artışın olduğu, daha çok kaza-kader, ahiret inancı, dünyadaki kötülük ve adaletsizlik gibi konularda dini şüphelerin görüldüğü; kızların erkeklere göre dini ibadetleri yerine getirme ve dua etme puanlarının erkeklere göre daha yüksek olduğu; ekonomik olarak ailesi zengin olan öğrencilerin, ailesi orta halli olan öğrencilere göre kaza-kader, hayır-şer ve ahiret inancı konularında daha yüksek puan aldıkları ve daha çok dini şüphe yaşadıkları bulunmuştur. Ailelerinin eğitim seviyesi yükseldikçe dinin bağımsızlığı kısıtlayan bir olgu olarak algılandığı tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Ergenlik, Kimlik Krizi, Dini İnanç, Dini Şüphe, Çatışma

Lisans: Celal ÇAYIR isimli yazarın "Ergenlerin Dini İnanç, Şüphe ve Dini Tutumları Üzerine Bir Araştırma" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

A Study on Adolescents' Religious Faith, Doubt, and Religious Attitudes

Abstract

Adolescence when people experience intense physiological and psychological changes is one of the most important issues on which the Developmental Psychology scholars studied. This period during which identity and personality begin to take shape is described as a period when people experience both the religious awakening and awareness and religious doubt and uncertainty in the most intense level. Along with the development of mental abilities, the doubts and queries regarding religious issues begin to emerge. While the process of questioning and doubt in puberty strengthen and reinforce the religious beliefs on the imitation level for some people, it may result with religious neglect and disbelief for some others. The impact of the age, gender, type of school; education, income and pious levels of parents of the adolescents on their religious beliefs, attitudes and religious doubts were studied in this research. It was found that there is a significant difference among religious beliefs, attitudes and religious doubts in terms of the type of school; the older the adolescent, the more doubt on religion; the worship and pray points of the girls are higher than boys; the students whose family are rich get higher points and have more religious doubt than the students whose family have middle level income in terms of the topics of fate and fatality, good and evil and belief in the hereafter. It was also found that the higher the education level of parents the more acceptance of that the religion restrict the independence.

Keywords: Adolescence, Identity Crisis, Religious Beliefs, Religious Doubt, Conflict

License: "A Study on Adolescents' Religious Faith, Doubt, and Religious Attitudes" by Celal ÇAYIR is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

4. Ebû Tâlib El-Mekkî'nin Kütu'l-Kulûb Adlı Eserinde Zikir ve Vird

Yıl : 201402 Sayı : 0 Sayfa : 89-117 İndir : 20140204.pdf

Yazar : Necmettin ERGÜL

Öz

Bütün tasavvufî akımlar zikri, meslek ve meşreplerinin temeli ve esası kabul etmektedirler. Bu nedenle klasik tasavvuf kaynaklarında ifade edilen zikirle ilgili görüşler büyük bir önem arz etmektedir. H. IV. asır mutasavvıflarından Ebû Tâlib el-Mekkî’nin ‘Kūtu’l-kulûb’ adlı eseri, klasik tasavvûfî eserler içerisinde, özellikle de tasavvufun pratik alanında haklı bir şöhrete ulaşmıştır. Eser, kırk sekiz bölümden oluşmaktadır. Tasavvufun amelî örneklerinin yer aldığı eser, Sünnî tasavvufun ilk kaynaklarından biri olarak kabul görmektedir. Zikir sûfîyi, tefekküre sevketmektedir. Tefekkür halini kazanan sûfî, zamanla takvâ, şükür ve müşâhede hallerine sahip olmakta ve bu halleri elde eden bir sûfî ise, neticede hidayete ulaşmaktadır. Ebû Tâlib el-Mekkî zikri, bizzât ibadet olarak kabul etmekte ve Allah’a giden muhtasar bir yol olarak görmektedir. O’na göre zikir ‘tefekkür’e, ‘takvâ’ya, ‘şükr’e, ‘müşâhede’ye ve ‘hidayet’e vesile olmakta; zikir ve tefekkürden uzak duran ve hakāiki dinlemeye tahammülü olmayan kimselerin âkıbetleri hüsran olmaktadır. Bu makalede, zikir ve vird ile ilgili genel bilgiler verildikten sonra, Ebû Tâlib el-Mekkî’nin adı geçen eserinde yer alan zikir ve vird ile ilgili görüşleri tespit edilerek, ihtiyaç duyulan yerlerde klasik tasavvuf metinlerine de yer verilmek sûretiyle izah edilmeye çalışılmıştır. Müellif’in zikir ile ilgili görüşleri, ‘zikrin zamanı’, ‘mekânı’ ve ‘faziletleri’ başlıkları altında; vird ile ilgili görüşleri ise, ‘gündüz virdleri’, ‘gece virdleri’ ve ‘müridin bir günlük virdi’ gibi başlıklar altında incelenmeye çalışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Zikir, Vird, Tefekkür, Kūtu’l-kulûb, Ebû Tâlib el-Mekkî

Lisans: Necmettin ERGÜL isimli yazarın "Ebû Tâlib El-Mekkî'nin Kütu'l-Kulûb Adlı Eserinde Zikir ve Vird" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

At The Work Named "Kütu'l-Kulûb" of Ebû Tâlib El-Mekkî Dhikr and Vird

Abstract

All Islamic mysticism movements accept the dhikr the base of their profession and Mashrab. For this reason, opinions on dhikr expressed in classical mystical sources are very important. The work named ‘Kūtu’l-kulûb’ of Ebû Tâlib el-Mekkî, one of the sufis of 4th hijri century, became famous among classic sufi works, especially in practice part of sufism. The work consists forty-eight sections. The work that has the samples about the benefits of Sufism is accepted as one of the first sources of Sunni Sufism. Dhikr motivates Sufi to meditation. Sufi, who wins meditation condition, has righteous, gratitude and primary surveillance instances in time and Sufi who has those conditions, finds the true path eventually. Abu Talib al-Makki accepts the dhikr as worship itself and consider it as a short way to God. According to him the dhikr becomes the means to ‘meditation’, ‘godliness’ ‘gratitude’, ‘observation’ and ‘ the right way’; the end of those who are deprived of dhikr and meditation and can not endure listening to the truth is disasterous. After giving a general information about dhikr and vird, we will try to explain the opinions of Ebû Tâlib el-Mekkî about dhikr and vird which take place in this book by determining them and referring to classic Sufism articles when needed. His opinions about dhikr were investigated under the topic of ‘the time, place and merits of dhikr’, and his opinions about vird were investigated under topics of day virds, night virds and the virds of a follower during the day.

Keywords: Dhikr, Vird, thought, Kūtu’l-kulûb, Ebû Tâlib el-Mekkî

License: "At The Work Named "Kütu'l-Kulûb" of Ebû Tâlib El-Mekkî Dhikr and Vird" by Necmettin ERGÜL is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

5. Câhilî Arap Aklı ve Kur’an’ın Buna Yönelttiği Eleştiriler

Yıl : 201402 Sayı : 0 Sayfa : 119-140 İndir : 20140205.pdf

Yazar : Mustafa GÜVEN

Öz

Kur’ân-ı Kerim, îcaz, i’caz, belagat, bedi’ ve beyan yönü ile son derece güçlü; anlam ve muhteva bakımından çok derin mukaddes bir kitaptır. Böyle bir kitabın nazil olduğu ilk dönemlerde anlaşılabilmesi, değerinin takdir edilebilmesi için ilk muhataplarının akıl, idrak ve hikmet seviyelerinin yüksek olması gerekir. Aksi takdirde Kur’ân-ı Kerim’in taşıdığı bu kıymet ve değer fazla bir anlam ifade etmeyecek ve Kur’ân’ın ilk muhatabı olan Araplar, Kur’ân’dan fazla bir şey anlamayacaklardı. Nitekim bütün Peygamberlere verilen mucizeler kendi dönemlerinin niteliklerine ve idrak seviyeleriyle uygunluk arzetmektedir.

Arap toplumu, Kur’ân’ı şiir ve sihir ile ilişkilendirirken; buna karşılık Allah da Kur’ân’ı tanımlarken onun şiir olmadığını, sihir ve kâhinlerin bunda etkili olmadıklarını vurgular ve Kur’ân’ın şiirden daha mükemmel ve eşsiz bir kitap olduğuna işaret eder. Arap toplumunun okur yazarlık oranının düşük olması, bedevi olmaları, devlet geleneklerinin olmaması gibi özelliklerinin yanında o dönemin “cahiliye” olarak nitelendirilmesi söz konusu olsa da, akıl, bilgi ve idrak seviyeleri açısından son derece yüksek bir topluluk olduklarını söyleyebiliriz. Zira Arap toplumu, Kur’ân’ın bu yüce mesajının önemini, değerini, eşsizliğini ve etkileyiciliğini gayet iyi anlamış ve buna göre lehte veya aleyhte vaziyet almışlar; bu vaziyet alışları da son derece akıllı, bilinçli ve sistematik olmuştur.

Hem Arap toplumunu hem de bütün insanlığı muhatap olan Kur’ân’da doğrudan akıl kelimesinin işlevsel olarak kullanıldığı ayet sayısı 49, dolaylı olarak akıl ile ilgili kavramların kullanıldığı ayetlerin sayısı ise yüzlercedir. Arapların bu kavramları doğru anladıkları ve bunların içini kendi eski eğilimleri doğrultusunda doldurduklarını görmekteyiz. Yani Araplar, şiirin, belagatin, edebiyatın ve beyanın zirvede olduğu bir topluluk olarak, Kur’ân’daki bu i’cazı yakalayabilmişler ve kendi hikemî şiirleri ile Kur’ân’ı kıyaslayarak arasındaki farkı görebilmişlerdir. Eğer Araplar, zihin, zekâ, anlayış ve idrak bakımından yetersiz olsalardı, Kur’ân’daki bu güzelliği fark edemeyeceklerdi.

Bu makalemizde, özelde Cahili Arap Aklı olarak nitelendirilen bu toplumun akıl yapısı ile Kur’ân’ın ortaya koyduğu akıl çerçevesi arasındaki ortak ve ayrılan yönleri ele almaya çalışacak, genelde ise, Kur’ân’ın Arap toplumunu ikna etmek için izlediği metot üzerinde duracağız.

 

Anahtar Kelimeler: Kur’ân, Akıl, Arap Toplumu, Cahiliye, Şiir, İdrak seviyesi

Lisans: Mustafa GÜVEN isimli yazarın "Câhilî Arap Aklı ve Kur’an’ın Buna Yönelttiği Eleştiriler" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

The Criticism of Quranic Mind to Pre-Islamic The Jahiliyyah (Ignorance) of Arab Mind

Abstract

Qur’an is a Holy Book with conciseness, miracles, rhetoric, eloquence, statement and metaphors. Its first interlocutor’s intelligence, wisdom and cognition levels should have been at the highest level. Otherwise, the Quran’s value and importance didn’t mean anything and Arabs who were the first address of the Quran, they would not understand anything. Indeed, all of the miracles given to the prophets had specifications, characteristics and cognitive levels of their time.

Even though Arabic society related the Qur'an with poetry and magic, Allah pointed that the Qur'an is neither poetry nor magic. And Allah indicates that the Qur’an is the more perfect and unique book than the other books and poetry.

Despite the low level of literacy, Bedouin, the absence of state tradition and considered ignorant by the Qur’an, the society of Arabs were the highest level of mind and reason and knowledge.

Because Arabs understood this sublime message of the importance of the Qur'an, value, uniqueness and expressiveness very well and took position favorably or unfavorably. And their choices were extremely smart, deliberately and systematically.

In Qur’an which addresses directly both the Arab society and whole humanity, the word ‘mind’ is used as a functional in 49 verses and there are hundreds of verses which have terms related to the word ‘mind’ . We see that Arabs understood these terms correctly and filled them with their own old trends. So Arabs as the highest level community of poetry, rhetoric, literature, and the declaration were able to catch the Qur'an with its miraculous side and by comparing the Qur'an with their oracular poems were able to see the difference between them. If the Arabs, mind, intelligence, understanding and discernment were deficient they would not notice this beaty of the Qur'an.

In this article, particularly different and common sides of ignorant Arab mind and Qur’an’s mind frame and generally the method that Qur’an used to persuade Arab society is studied.

Keywords: The Quran, Reason, Arab Society, Ignorance, Poetry, Cognitive level

License: "The Criticism of Quranic Mind to Pre-Islamic The Jahiliyyah (Ignorance) of Arab Mind" by Mustafa GÜVEN is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

6. Kur’an’da Zamirin Merciini Tespitteki Bağlamsal Sorun

Yıl : 201402 Sayı : 0 Sayfa : 141-157 İndir : 20140206.pdf

Yazar : Fatih TİYEK

Öz

Kur’an’da daha çok kısaltma amacıyla kullanılan zamirlerin birçoğunun hangi ismin yerine kullanıldığı bağlamın da yardımıyla kolayca tespit edilebilmektedir. Ancak bu durum bütün zamirler için geçerli değildir. Hangi ismin yerine kullanıldığı kolayca tespit edilemeyen hatta bu hususta hakkında ihtilaf bulunan zamirler de bulunmaktadır. Bu tür zamirlerin merciini tespit hususunda bağlamın her zaman yeterli ve tek bir sonuca işaret ettiğini söylemek mümkün değildir. Hatta bazı örnekler vardır ki, dikkate alınan bağlamsal unsura göre ulaşılan sonuç değişmektedir. Bu tür örneklerde Kur’an’ın bağlamsal unsurlarıyla ilgili doğru ilişkilendirmelerin yapılamaması bazı unsurların dışarıda bırakılmasına veya ihmal edilmesine sebep olmaktadır. Bunun sonucunda da merciin tespitinde en önemli yardımcı unsur konumundaki bağlam, problemin ana sebebi haline gelebilmektedir. Çözüm ise bağlamın ihtiva ettiği unsurlar ve Kur’an’ın metinsel özellikleri çerçevesinde titiz ve çok yönlü bir çalışmaya girişip doğru tespite katkı sağlayıcı bütün bağlamsal unsurları tespit ve dikkate almaktır.

Anahtar Kelimeler: Kur’an, Zamir, Bağlam, Anlam, İhtilaf

Lisans: Fatih TİYEK isimli yazarın "Kur’an’da Zamirin Merciini Tespitteki Bağlamsal Sorun" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

The Contextual Problem in Determination of Recourse of Pronoun in Quran

Abstract

Most of the pronouns used usually for the purpose of abbreviation, according to which nouns are used can be fixed easily with the aid of the context in Quran. But this isn’t current for all pronouns. There are also pronouns according to which nouns can’t be easily fixed and there are disagreements about this point. In the point of determining  the reference of  such pronouns, it is not possible to say that context is always sufficient and points out unique conclusion.  There are even some examples that,  achieved result varies  according to considered contextual elements .  In such instances, not making the correct association about contextual elements of the Qur'an leads to the exclusion or negligence of some elements. Consequently the context which is the most important support to detect the reference of  pronoun, may become a main source of problems. Solution is to  make a meticulous and versatile study with in the framework of  the elements contained in the context and the textual features the Qur'an; by this way to detect contextual elements that contribute to correct detection  and take all into account.

Keywords: Quran, Pronoun, Context, Meaning, Disagreement

License: "The Contextual Problem in Determination of Recourse of Pronoun in Quran" by Fatih TİYEK is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

7. İmânın Sosyal Hayatta Tezahürleri –Doğruluk, Güzel Ahlak, Sevgi ve Kardeşlik–

Yıl : 201402 Sayı : 0 Sayfa : 159-175 İndir : 20140207.pdf

Yazar : Osman ORAL

Öz

Âyet ve hadislerde îmân anlatılırken çoğunlukla salih amellerle birlikte zikredilir. Sadece diliyle “inandım” demek îmânın göstergesi olarak yeterli değildir. Çünkü kalpte mevcut olan îmân ışığının hiç sönmeden parlaması, giderek gücünü artırması ancak salih amellerle mümkün olabilir. Allah’ın vaad ettiği sonsuz nimetlere kavuşmak için de salih ameller gereklidir. Kalpteki îmân kişiyi sosyal hayatta güzel davranışlar işlemeye sevk etmelidir. Böylece doğruluk, güzel ahlâk, sevgi ve kardeşlik gibi fert ve toplum hayatının birleştirici unsurları mü’min’in davranışında görülür. Düşünce ve kalp alanından eylem ve hareket alanına çıkamamış olan îmân meyvesiz bir ağaca benzetilir. İman meyvesini yani sosyal boyutunu kaybettiği zaman insanlar toplumsal dinamiklerini yitirmeye dolayısıyla birliktelikler de bozulma ve çökmeye doğru gitmektedir. Bu makalede toplum hayatında büyük bir öneme hâiz olan doğruluk, güzel ahlâk, sevgi ve kardeşlik gibi bazı değerlerin îmân ile ilişkisi Kelâm İlmi açısından incelenecektir.

Anahtar Kelimeler: İman, Davranış, Salih Amel, Toplum, Ahlâk

Lisans: Osman ORAL isimli yazarın "İmânın Sosyal Hayatta Tezahürleri –Doğruluk, Güzel Ahlak, Sevgi ve Kardeşlik–" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

Manifestations of Social Life of Faith –Accuracy, Good Conduct, Love and Fraternity–

Abstract

While explaining the verse and the hadith faith is often mentioned together with good deeds. Only the language of "I believed that" may not be sufficient as an indicator of faith. Because there has not been extinguished in the heart of the light of faith shine, with increasingly good behavior, but it may be possible to increase the power. God's promise of eternal blessings which are also necessary in order to achieve good deeds. People in the heart of the social life of faith and good behavior should be shipped to processing. Thus, accuracy, good morals, love and brotherhood uniting elements of life as individuals and society should be seen in the life of mü'min'. Thoughts from the field of action and heart, and they were not able to maneuver fruitless faith is likened to a tree. Ie the social dimension of the fruit when it loses faith in people to lose their social dynamics of the society is moving towards deterioration and collapse. This article righteousness which is of great importance in the life of society, good morals, love and brotherhood relationship with the faith of some value as will be discussed in terms of theology Science.

Keywords: Faith, Behavior, Righteous Deeds, Society, Morality

License: "Manifestations of Social Life of Faith –Accuracy, Good Conduct, Love and Fraternity–" by Osman ORAL is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

8. Din Eğitiminin Gelişimsel Temeli Olarak İnanç

Yıl : 201402 Sayı : 0 Sayfa : 177-206 İndir : 20140208.pdf

Yazar : Cemil OSMANOĞLU

Öz

İnanç gelişimi son yıllarda üzerinde çokça araştırma yapılan bir konudur. Gerek yerli gerekse yabancı dilde üretilen bilimsel literatürde inanç gelişimiyle ilgili çok sayıda yaklaşım bulunmaktadır. Dahası bu yaklaşımlardan hareketle elde edilen bilgi ve bulgular önemli bir yeküne ulaşmış görünmektedir. Din eğitiminin gelişimsel verileri dikkate alarak özellikle de inanç gelişimine dair yapılan araştırmalardan elde edilen bulguları hesaba katarak kendini daha gelişimsel bir çerçevede ele alması gereklidir. Bu çalışmada inanç gelişimi konusunda ulaşılan veriler yaşam boyu perspektifiyle okunmaya ve bir araya getirilmeye çalışılmıştır. Bu bilgilerden hareketle inanç eğitiminin gelişimsel verileri de hesaba katarak, insani yeterlik ve potansiyelleri, gelişimsel ilgi ve beklentileri gözeterek kurgulanması gerektiği vurgulanmıştır.

Anahtar Kelimeler: İnanç, Dini gelişim, İnanç gelişimi, Din eğitimi, İnanç eğitimi

Lisans: Cemil OSMANOĞLU isimli yazarın "Din Eğitiminin Gelişimsel Temeli Olarak İnanç" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

Faith As a Developmental Base of Religious Education

Abstract

Faith development is an area that done a lot of research in recent years. There are many faith development approaches in the domestic and foreign languages. Moreover, the information obtained through these approaches seem to have reached a significant sum. It is necessary for religious education to place himself in a more developmental platform taking into account the developmental data, especially findings obtained from the faith development researches. In this study, tried to read data that obtained on the faith development field as a longitudinal perspective and put together. Motivated by this information it is emphasized that faith education should be constructed taking into consideration the developmental interests, aspirations and faith development of mankind, especially findings obtained in the researches on faith development.

Keywords: Faith, Religious development, Faith development, Religious education, Faith education

License: "Faith As a Developmental Base of Religious Education" by Cemil OSMANOĞLU is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

9. Kişiler Arası İlişkilerde Tehdit Hissetme, Psişik İzolasyon ve Dindarlık: Üniversiteli Gençler Üzerinde Ampirik Bir Araştırma

Yıl : 201402 Sayı : 0 Sayfa : 207-236 İndir : 20140209.pdf

Yazar : Nurten KIMTER

Öz

Bu araştırmanın temel amacı, üniversiteli öğrencilerde dindarlık (dinsel yaşantı biçimleri ve öznel dindarlık algısı) ile kişiler arası ilişkilerde tehdit hissetme ve psişik izolasyon arasındaki ilişkiyi din psikolojisi açısından incelemektir. Araştırmanın bir diğer amacı, söz konusu öğrencilerin kişiler arası ilişkilerde tehdit hissetme ve psişik izolasyon düzeylerinin belirlenen sosyo-kültürel ve demografik değişkenler açısından araştırılmasıdır. Bu bağlamda araştırma evrenini Bursa Uludağ Üniversitesi ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklemini ise söz konusu üniversitelerin değişik fakülte ve bölümlerinde öğrenim gören toplamda 632 kız ve erkek öğrenci teşkil etmektedir. Anket tekniği kullanılarak gerçekleştirilen araştırmada veri toplama aracı olarak “kişisel bilgi formu,” “dindarlık ölçeği,” “kişilerarası ilişkilerde tehdit hissetme ölçeği” ve “psişik izolasyon ölçeği” kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda üniversiteli gençlerin kişiler arası ilişkilerde tehdit hissetme düzeyleri ile dindarlık düzeyleri (dinsel yaşantı biçimleri ve öznel dindarlık algıları) arasında anlamlılık derecesinde pozitif bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bunula birlikte öğrencilerin psişik izolasyon düzeyleri ile dindarlık düzeyleri arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Ayrıca araştırma sonucunda, bazı sosyo-kültürel ve demografik değişkenlere göre öğrencilerin kişiler arası ilişkilerde tehdit hissetme ve psişik izolasyon düzeylerinde anlamlılık düzeyinde farklılıklar ve ilişkiler olduğu tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Kişiler arası ilişkilerde tehdit hissetme, Psişik izolasyon, Dindarlık

Lisans: Nurten KIMTER isimli yazarın "Kişiler Arası İlişkilerde Tehdit Hissetme, Psişik İzolasyon ve Dindarlık: Üniversiteli Gençler Üzerinde Ampirik Bir Araştırma" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

Feeling Threatened in Interpersonal Relations, Psychic Isolation and Religiosity: An Empirical Study on University Students

Abstract

The objective of this study is to examine the relationship between religiosity (religious ways of life and subjective religiosity perceptions) and feeling threatened in interpersonal relations and psychic isolation with regard to religion psychology. Another objective of the study is to examine the levels of feeling threatened in interpersonal relations and psychic isolation in terms of pre-determined socio-cultural and demographic variables. To this end, the research population of the study was selected as the students at Bursa Uludağ University and Çanakkale Onsekiz Mart University. Whereas the sample group consists of a total of 632 female and male students who are continuing their educations at various different faculties and departments at these universities. The study was carried out using survey technique and “personal information form”, “religiosity scale”, “scale of feeling threat in interpersonal relations” and “psychic isolation scale” have been used as data acquisition tools. It was determined as a result of the study that there is a statistically significant and positive relationship between the levels of threat university students feel in interpersonal relations and religiosity levels (religious ways of life and subjective religiosity perceptions). In addition, a statistically significant relation was not determined between the psychic isolation levels of students and their religiosity levels. Also, it was determined according to various socio-cultural and demographic variables that there are statistically significant differences and relations between students feeling threatened in interpersonal relationships and psychic isolation levels.

Keywords: Feeling threat in interpersonal relationships, Psychic isolation, Religiosity

License: "Feeling Threatened in Interpersonal Relations, Psychic Isolation and Religiosity: An Empirical Study on University Students" by Nurten KIMTER is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

10. Dinî Pazarlar ve Dinî Ekonomiler

Yıl : 201402 Sayı : 0 Sayfa : 237-246 İndir : 20140210.pdf

Yazar : Laurence R. IANNACCONE / Çev. : Hatice GÜL

Öz

Ekonomik rasyonel seçim teorisi, din sosyolojisine nihaî anlamda potansiyel araştırmacıların güncel olarak ortaya koyduğu farklı yaklaşımlarının yerini alabilecek yeni bir paradigma sunmaktadır. Teorinin kavramsal olarak kusursuz, ampirik olarak verimli olma şeklinde iki avantajı vardır. Dinî katılımla ilgili bilinenlerin çoğunun bütünleşmesine/entegre olmasına imkân tanır; ampirik araştırmalar için yeni yollar önererek mümkün olan yeni öngörüler sunar; devletin dinî pazara müdahalesinin etkilerini değerlendirmeye imkân tanır; dini alan içindeki şirket araştırmaları ile gelişmekte olan diğer piyasa dışı kurum ve faaliyetlerin uygulamaları arasındaki değişimi canlandırır.

Anahtar Kelimeler: Din, Pazar, Ekonomi, Risk, Cemaat

Lisans: Laurence R. IANNACCONE isimli yazarın "Dinî Pazarlar ve Dinî Ekonomiler" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

Religious Markets and Economics of Religion

Abstract

La théorie éonomique du choix rationnel offre à la sociologie des religions un nouveau paradigme qui pourrait éventuellement remplacer ou reprendre d’une autre façon diverses approches se proposant actuellement au choix des chercheurs. Cette théorie a le double avantage d’être conceptuellement claire et empiriquementféconde. Elle permet d’intégrer diverses choses déjà connues quant à la participation religieuse; elle estporteuse depossibilités nouvelles deprévision, suggérant de nouvelles perspectives pour la recherche empirique; elle permet d’évaluer les implications d’une intervention de l’Etat sur le marché religieux; elle stimule les échanges entre la recherche entreprise dans lechamp religieux et celle, en plein développement, qui tente de l’appliquer à d’autres institutions et activités “non-marchandes”.

Keywords: Religion, Market, Ekonomi, Risk. Community

License: "Religious Markets and Economics of Religion" by Laurence R. IANNACCONE is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

11. Tefsir Tarihi Yazımı (Dünü, Bugünü, Yarını) Sempozyumu

Yıl : 201402 Sayı : 0 Sayfa : 247-252 İndir : 20140211.pdf

Yazar : Ercan ŞEN

Öz

-

Anahtar Kelimeler: -

Lisans: Ercan ŞEN isimli yazarın "Tefsir Tarihi Yazımı (Dünü, Bugünü, Yarını) Sempozyumu" başlıklı bu eseri Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://www.bilimname.com.tr/telif.asp adresinde mevcut olabilir.

-

Abstract

-

Keywords: -

License: "-" by Ercan ŞEN is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.
Permissions beyond the scope of this license may be available at http://www.bilimname.com.tr/telif.asp.

.

Görüntülenme : 2285
  • Edİtör : Şahin GÜVEN
  • Yazı İşlerİ : Mustafa ULU
  • Editör Y. : Kadir KAN
  • Mizanpaj : M. Derviş DERELİ
  • Tanıtım : Osman BAYDER, M. Derviş DERELİ, A. Ömer YAVUZ
  • Tarİh : 28.11.2014
Editör'den...

Akademik camiaya hayırlı olmasını temenni ederim.

Stil

Düzen Stili

Geniş
Dar

Dar Stil Desenleri

  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern
  • pattern

Dar Stil Resimleri

  • images
  • images
  • images
  • images
  • images

Renk Şeması

Stili Sıfırla